FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

BALANS DENGE TOPLARI

BALANS DENGE TOPLARI

Köln,  5.1.2026

BALANS DENGE TOPLARI

Tijencim

Yeni yıla girerken

yeni yıla nedense hep umutla giriyoruz, senin mektubun da umut ve ışık dolu. Çok hoşuma gitti. Önce  ben de senin yeni yılını içtenlikle kutluyor, sana sevdiklerinle birlikte 2026’da aydınlık ve renkli günler diliyorum. Ne güzel anneciğinin birden canlanarak yeni yıla böylesine neşe ve heyecanla girmesi, bu sanki güzel bir şeylere işaret ediyor.

Yılbaşında çocukluğumdan beri süren bir gelenekle büyük bir özenle renkli bir hediye masası hazırladım, masaya  eşime ve arkadaşlarıma vereceğim küçük hediyeler yerleştirdim, bu arada tabii ki kendimi de ihmal etmedim, kendime aldığım hediyeleri de renk renk paketledim. Harika bir yemek pişirdim, mumlar yaktım. Yeni yıla Bach’ın Noel Oratoryumu’nu dinleyerek girdik. Yirmili yaşlarımda ben de koroda çalışıyordum, bu nedenle bu eseri çok iyi biliyor ve seviyorum. Sen benim on yedi ile yirmi yedi yaş arasında hep kilise korolarında söylediğimi biliyor muydun?  Bu şekilde nefis eserler tanıdım ve Haendel ve Bach delisiyim.  Saat 12’de bizim mahallede kıyamet koptu, oysa fişek atma yasaklanmıştı ama kimin umurunda. Gökyüzünde renk renk çiçekler uçuşuyor içinden kıpkırmızı toplar fırlıyor, topların içinden yıldızlar çıkıyordu. Ertesi günü de yılbaşı dondurması yiyerek 2026’yı kendi kendime kutladım.

İşte böyle Tijencim, biz elimizden geleni yapıyoruz, gerisini bize hayat gösterecek. 2025’i düşündüğümde büyük iniş ve çıkışlarla da olsa sadece küçük kazalarla atlattığımıza seviniyorum. Eşime yaşamı kolaylaştırmak için her şey yapıldı, ben de soluk alma fırsatı buldum,  projelerimiz, etkinliklerimiz küçük yolculuklar dahası Olimpos bütün bunları gerçekleştirebildiğime seviniyorum.

 

Balans denge  topları

Mektubunda toplumsal cinsiyet konulu panelden söz ederken dile getirdiğin benim de iyice içimi açan sözlerin bana balans denge toplarını anımsattı. Manyetik toplardan biri ötekine çarpınca önce ikincisi, sonra üçüncüsü, sonra hepsi harekete geçiyor. Bu süreç çok olumsuz, yıkıcı bir şey olabileceği gibi tam tersine çok yapıcı da olabilir. Biri yapıcı bir şey yapıyor, ötekiler farklı biçimlerde devam ettiriyorlar. Ben Dramaturji ve Tiyatro Eleştirmenliği Bölümü’nü kurdum. Asistanım Fakiye Özsoysal bu bölümde öğrendiklerini, özellikle de toplumsal cinsiyet çalışmalarını öyle bir benimsedi ki bu alanda üniversitedeki çalışmalarıyla bir çığır açtı. Yine bu bölümde öğretim gören Jale Karabekir de kendi tiyatrosunu kurdu ve nice gencin bu tiyatroda kendini geliştirebileceği  bir ortam yarattı. Kısaca bir top ötekine vuruyor, böylece yapıcılık yolunda hepsi harekete geçiyor. Bunları mektubunda çok güzel anlatıyorsun.

Yeşeren ağacımız

Ben yapıcılığı biraz da bir ağacın büyümesine benzetiyorum.  Ağaç yavaş yavaş yetişiyor, dallanıp budanıyor, sonunda yemyeşil dallarıyla koskocaman oluyor. Düşünüyorum da hayatın belki de tek anlamı bu. Yapıcılık. Onun için de sevgili Türkan Saylan’a çok hayrandım. Çünkü dokunduğu yeri yeşertiyordu. 

Edebiyatta balans denge topları

Dikkat ettin mi edebiyatta, tiyatroda, dizilerde genellikle balans denge toplarının birbirine çarpmasıyla gelişen olumsuz olaylar bu olayların taşıyıcılarının birbirleriyle çatışması, bu çatışmayı körükleyen şiddet anlatılır. Çok sevdiğim yazar Friedrich Dürrenmatt bu konuda ustaydı. Karakterlerinden çoğu hayatın anlamını sınırsız bir yıkıcılıkta görüyordu. Almanca’dan çevirdiğim Yargıç ve Celladı kitabını okudun mu?  Ama bence yıkılıcık çok erkeksi bir şey, ataerkilliğin özünü oluşturuyor. Yapıcılık mümkün, biz kadınlar ve yapıcılığın izini süren erkekler bunu elimizden geldiğince gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Son yazdığım Hatırlayamadıklarımız romanımda olumsuz bir olgu, amcanın küçük kızları yeğeni Suzan’ı ve  bahçıvanın kızı Sultan’ı cinsel açıdan taciz etmesi sonu ölüme kadar giden bir olumsuzluklar zincirinin başlangıcını oluşturuyor. Balans denge topları büyük bir hızla birbirine çarparak kaçınılmaz sona doğru sürüklüyor insanları. Bütün bu acılar yaşandıktan sonra yaşanan dönüşüm tacizcinin kızı Selen’in babasına karşı mücadelesi yapıcılık sürecini başlatıyor, böylece yine balans denge topları yapıcılığın izinde harekete geçiyor. Bu da romanın yaşanan büyük travmalara rağmen umutla bittiğini gösteriyor. Gerçek yaşamda da öyle değil mi, en dibe vurduğumuz anda yapıcılığı keşfedebiliyoruz. 

Şimdilik sevgiyle kal Tijencim

 

Zehra

Picture of Zehra İpşiroğlu

Zehra İpşiroğlu

Tüm Yazıları