FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

‘’EVDE MAHSUR’’ BİR FEMİNİST MEKTUP

‘’EVDE MAHSUR’’ BİR FEMİNİST MEKTUP

İstanbul, 05-Şubat-2026

‘’EVDE MAHSUR’’ BİR FEMİNİST MEKTUP 

Sevgili Zehra, 

Ocak ayı bitti ve Şubat’a geldik bile. Kış aylarından bu cüce  Şubat’a ulaşınca biraz mutlu oluyorum. Çünkü Bahar kapıda… Mart ayında hala soğuklar devam etse de artık güneş farklı görünüyor bana ve mutlu olmaya başlıyorum. Bu kış benim için kolay geçmedi. Biliyorsun annemin bakıcısı bir aylığına pasaport uzatmak için memleketine gitti ve üzerimdeki bakım yükü arttı. Tam da en yoğun çalışmam gereken zamanda… Tabii her şey aksadı. Gündüzleri birkaç saatliğine destek olacak birini buldum ama geceleri, değil tiyatroya gitmek çalışabilmek bile hayal oldu. Tabii çok az oyun görebildim. Dergi de epey gecikti. Çok yakında oturan erkek kardeşim ise on dakikasını bile ayırmadı annem için. Sonuç olarak iki kardeş olmanın pek bir anlamı yok özellikle bu ikinci kardeş erkekse. 

TOPLUMCU FEMİNİST BİR KADIN TİYATROCU; BARIŞ CELİLOĞLU 

Benim yapabildiğim ise en azından dergideki toplumsal cinsiyet bölümü için 25 yılını İngiltere’de geçirmiş bir kadın tiyatro sanatçıyla Barış Celiloğlu ile yaptığım söyleşiydi. Oradaki mücadelesi, direnci toplumcu ve feminist bakış açısıyla seçtiği, oynadığı ve yönettiği oyunlar…

Barış’ın babası ve annesi eski Türkiye İşçi Partisi üyesiymiş, bu nedenle politik bilinci çocukluktan, üstelik babası kaza süsü verilerek genç yaşta 1971’de öldürülmüş. Bu nedenle etrafında olup biteni çok sorgulayan, düşünen, araştıran ve aynı zamanda toplumda sömürülen, suistimal edilen ve çeşitli baskılara uğrayan ya da azınlık gruplar içinde olan insanlara karşı çok daha duyarlı ve hassas olmuş ve tüm bunlar sanatını da etkilemiş.  Odağına sosyal ve sınıfsal eşitlik, adalet, cinsiyet eşitliği, ırkçılık, faşizm ve ötekileştirilen grupların sorunlarını alan oyunları sahnelemek onu hep heyecanlandırmış. 

90’lı yıllarda Londra’da şiddet gören Türkiyeli kadınlar, amatör bir kadın tiyatro grubu kurmuş Barış’tan da kendilerini yönetmesini istemişler. Kadınların kendi hayatlarından yola çıkarak yazdıkları Kır Kabuğunu adlı oyun sahnelenirken sözde ‘’solcu’’ kocalar sen bizim karılarımızı yoldan mı çıkaracaksın?’’ diye Barış’a saldırmış oysa oyunun sonunda kadınların İngiltere’deki kanuni hakları, şiddet gördüklerinde arayacakları numaralar, vb. de paylaşılıyormuş. Yani hem tiyatro hem de bir sosyal sorumluluk çalışması gibi. Çoğu erkek daha provalar sırasında karılarına izin vermedikleri için 20, 30 kişiyle başlayan çalışma 8,10 kişiyle tamamlanabilmiş. O yıllarda iltica eden orta yaşlı solcular da oldukça ataerkil ve feodal değerlere sahipmiş. Genç ve daha ılımlı olanlar araya girerek Barış’a saldıranlara engel olmuş. Oyun da bir gösterimden sonra iptal edilmiş. Ama Barış yılmadan fırsat buldukça hem kadın sorunu hem de politik  meselesi olan çok güzel oyunlar yapmış. Üstelik bu yorumları fiziksel tiyatroyla ve bedensel tekniklerle birleştirerek sanatsal olarak da çok farklı yorumlara imza atmış. 

Yabancı ve kadın bir sanatçı olarak tüm güçlüklere karşın East N Bull adını verdiği kendi tiyatrosunu da kurmayı başarmış. Ama en önemlisi pandemi döneminde Karantinada Mahsur adlı dijital projesiyle bir çok ülkedeki kadın sanatçılarla uzaktan çalışarak her ülkede evlerde kapalı kalan kadınların gördüğü şiddet ve ölümleri araştırarak, bunları görünür kılmak için çok önemli bir projeye imza atmış. 

Sen de pandemi döneminde Türkiye’den kadın sanatçılarla benzer bir iş yaptın ve uzaktan Almanya’dan yönettin. Biri uluslararası biri yerel iki dijital tiyatro projesi ne kadar değerli! İki kadın sanatçı birbirinden habersiz benzer işler yapıyor. Sonunda yollarınız da kesişti. Belki birlikte de daha güzel işlere imza atarsınız. 

Bu mektubumda ben de ‘’evde mahsur’’ olduğum için sana yazacak pek bir şey bulamadım. O nedenle de bir kadın sanatçının yurt dışında hem hayatta kalma mücadelesi hem de inandığı değerlerden taviz vermeden sanatıyla var olabilme öyküsünden söz ettim. Tabii çok kısaca, daha uzun halini dergimizi çıkarttığımızda okursun. 

En kısa sürede özgürlüğüme kavuşacağım günleri beklerken, bir yandan da Bahar aylarında 65 yaşımın bana getireceği yepyeni bir dönemi senin kadar olmasa da üretken geçirebilmenin hayalini kuruyorum. 

Sevgiyle kal         

Tijen

Picture of Tijen Savaşkan

Tijen Savaşkan

Tüm Yazıları