FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

GOL-E DUDI / KARA ÇİÇEK

“…        Ben boşuna doğmuşum, ağzım mühürlendi       Ah kalbim!        Baharın geçtiğini biliyorum, neşesinin de,       Ama nasıl uçabilirim bu kırık kanatlarla?       Bunca zaman sessiz olsam da, unutmadım şarkı söylemeyi       çünkü şarkılarım kalbimin tenhalığında fısıldadı… “    Nadia Anjuman      […]

Resmiyetin Namusu

Oturmakta olduğum ev satılığa çıkmıştı. Ev sahibi beni, anlaştığı emlakçıyla tanıştırdı. Anlattıklarına göre apar topar taşınmam gerekmiyordu. Alacak kişi ile anlaşırsam satış işleminden sonra da evimde oturmaya devam edebilirmişim. Bu işler belli olmazmış. Ben yine de kiralık ev aramaya başladım. Ev sahibinin emlakçısı bir ara bana, eğer taşınmam gerekirse ev bulmama yardımcı olabileceğini söyledi ama […]

Lorca ve Beyaz

Bu sabah uyandığımda bu şarkıyı mırıldanır buldum kendimi. Size de olur mu bilmem, “neydi bu, neydi bu” diye dolanırsınız deli danalar gibi bir süre, sonra birden dizeler dökülür gider dudaklarınızın arasından ve derin bir “ohhh!” çekersiniz. Bana da öyle oldu. „Ay kocaman at kara Torbamda zeytin kara Bilirim de yolları Varamam Kordoba’ya“… Federico Garcia Lorca.  […]

Editörden

Eylül, hüzündür derler. Oysa Eylül, eylüllüğüne devam ediyor insanlık tarihi boyunca. Başına gelenlerden haberi olmadan. Oysa Eylülün gözleri neler görmüş, nelere dokunmuş, kimbilir neler duymuştur kulakları. Almanya’nın 1939 yılında Polonya’ya saldırmasıyla başlayan 2. Dünya Savaşı’nın bir daha yaşanmaması için bir mücadele günü olarak kabul edilen “1 Eylül Dünya Barış Günü” olmuş, barışa bulanmıştır. 6-7 Eylül’de, […]

Savaşta ‘varlık’ olmak

Son derece karışık bir Ağustos geçirdik, yangınlar içimizi dağladı. Öte yandan Afganistan’daki (aslında zaten kaçınılmaz olan) rejim değişikliği canımızı çok acıttı. Genel olarak uzak coğrafyalara ilgisiz yetiştirilen bir toplumuz biz. Gelgelelim ‘insan’ olup, çıkar da beklemeden dünyayı dert edenlerdenseniz sürekli üzülecek bir olay oluyor. Benimki naçizane o hesap. Bir insan, bir kadın ve sanat tarihçisi […]

Elma

Cennet bahçesinde yenemeyen elmalarla kuşlar ve elma kurtları ziyafet çekiyor. İyilik – kötülük ağacından elmayı yemeye cesaret edemeden bahçeden kaçan insan evladının ise aklı bir hayli karışık. Ölümsüz olduğunu sanan biri kendini yaratan sanıyor, merakın günah olduğuna inanan diğeri mütemadiyen varlığı ile cebelleşiyor… O elma yenmeseydi durum muhtemelen bundan hallice olurdu. Başka bir deyişle varlığı […]

Kiraz Şapkalı Kadınlar Korosu

Bir sessizliğin orta yerinde duruyoruz. Doğru sözler arayan. bir çocuk. Topaç elinde hayat. İpsiz çünkü. Gençlik rüyalarını seviyoruz. Çünkü çiçek kokar. Çünkü yetmez bir kuru dalın soluğu saklambaç oynamaya. Herkes neden kendi çocuğunu en çok seviyor. çünkü. bir ortaçağlı’nın öngörüsü olmasa hayal gücü ya da. nereye koyacaktık dünyayı .evrende. asılı mı duracaktı yarınlarımız bir öküzün […]

Filmin Atılan Sahnesi

“Özel efektlerin en kıskandığı metrestir şiir.” Onu ilk nerede gördüğümü hatırlamıyorum. Sanırım onu hiç görmedim. Gümüş saçlarını, kederin öfkeyle harmanından doğmuş bakışlarını, yüzünün çizgilerinde beş yüz sayfalık bir kitap saklandığını görmedim. Kalbini gördüm ama… Oysa kimse kimsenin kalbini göremez derler. Öylece avcuma bırakıp onu benim hatırıma iki mevsim sakla demişti. Kaç saat seyirdi parmaklarımın arasında […]

Bodrum

….hatıraları hızla unutmaya çalışan akıl, vücudun bütün uzuvları gibi yaralarını, acılarını sağaltıyor. Ama gönül, asıl o, hatırda olanı deneyimlerine ekliyor. ‘hiç unutmam, insan nasıl direnir başka diyor’. Duyguların hafızası, gönlümüzün hatırası duyarlılığımızı berraklaştırıyor, her an’ı bilince çıkarıp sorguluyor. Acısını ve sevincini sorgulayan canlıdır insan, tıpkı bir öküz gibi. O da deneyimler. Öküzler o gözleri sürmeli […]