KABAK ÇİÇEĞİ

KABAK ÇİÇEĞİ Pamuk gibi görünen, mavinin tekdüzeliğini kıran bulutları görmek çok hoşuna giderdi. Kalabalığa karışmadan önce, bu manzara altında yaşardı. Üniversiteyle birlikte, bu manzarayı görebilmek için, başını epey yukarıya kaldırmak zorunda olduğu, duvarları yüksek, kalabalık bir şehirde yaşamaya başlamıştı. O yaşlarda gökyüzünü görmenin bir zorunluluk olacağını düşünmemişti, nasıl olsa yukarda bir yerde o manzara onu […]
Sonuncu

SONUNCU Aynullah Akça Sıçrayarak uyandı. Kötü bir rüya görmüştü. Tam kâbus… Bir yanında karısı, diğer yanında hiç tanımadığı bir erkek her biri bir kolundan tutmuş onu soymaya çalışıyorlardı. “Kanter içinde kalmışsın, diyordu karısı rüyasında, pijaman su gibi. Hastalanacaksın kaldır kollarını değiştirelim.” Kollarını kaldırdı. Üzerinde daha önce hiç giymediği ay-yıldızlı kırmızı bir pijama vardı. Ellerini […]
Yedi

YEDİ* Yedi kere, dedim, Tanrım! Cennette miyim? Yedi kere yumduğum gözüm.Ve her açıldığındakehribar yüzüğümde kelebeğe gülümsedim…. Yedi kez düş/tüm kendi gölgemedizlerimde yaralar!Sarılmış yaban otlarına… Derdim dermanım kendimi bildim! Yedi kez oturdum. Sessiz göl kenarı!Taşladım kendimi yedi kez!Suda yansıyan yüzüm,yüzümde hüzün… Yedi kez güldüm,sarının her tonuna!…Ve ağladım…Yedi kez! Ayşe Dikici * Kırlangıç Mevsiminde Aşk/ sayfa 121
Altın Oran

Altın Oran Yankılanır gözyaşları görülmeyen bedenlerin Sokaklar başı boş, sokaklar insan kirliliği Telaşa yenik gökyüzünden umut sızmaz Susulan her karanlığın esiri kalplerimiz Taşlaşmış altın oranı her biri aynı yüzler Toz pembe filmler simsiyah arkası Her masada rengarenk yarım elma gözler Rüyaları terletir her gece replika meseller Gözlerim avaz avaz gören yok Korkak […]
Sıladaki Anneanne

Sıladaki Anneanne Kral kızının çok bilen terzisi Ailesi uzakta kadın Senede yoksa Ayda bir miydi vuslatın Bu süre yetmiyor senin özlemine Cehennem sanki saatler iğne diye batıyor sevdiklerine En güzel kumaşlar, En sevilene Bir de suskun ama seni tanımak isteyene Sormalı seni sevmeyi, unutma sakın Kral kızının üstünü başını diken, Ailesinden […]
Peygamber Devesi

Peygamber Devesi Öğlenleri fenaydı Gümüş mavi fısıltısıyla Gözümde büyürdü Yerdeki karıncalar Ayaklarım eğri bürü yürürdü hatıraya Var idim, dağınıktı ninnisi annemin Gülün kucağında ufuk Benden bir dünyaydı, Denizdeki tuz Firuzeydi evin duvarları Kekliğin kanı değmişti kapıya Biri görseydi içimdeki boşluğu İçinin kurtları dökülürdü Lojmanın ıssızlığına Güneş keçi inadında Acıyan yanımı rüzgâra karşı […]
ÇÜRÜMÜŞÜM

Başımda tacımla kamburumda son yüküm Halbuki ne öksüz ne de hükümsüzüm Bir asrın başında belkide bir aşkın yaşındaydı ölümüm. Şimdi aksın o kara dağlardan sır ırmaklar Yağsın o cümbüşün rengi üstümüze Ben başımda tacımla çoktan çürümüşüm Görkem Akbulut
HERKES İKLİM HAVADA BİZ

HERKES İKLİM HAVADA BİZ Sabah şehrin gri kutularına dağılıyor olabilirdik.. Sen benden ben senden pis Parfümle ağırlaşan dumanlı saçlarımızı sevmezdik Sen gecenin lacivert suçu, ben turuncu ebesi Senin kulağın ve benim ayak parmağım kesik Gözümüzde ziftlenmiş yorgun maskara Barmen- de ciğerimiz Kafanda diş izi, elimde bu sarı peruk niye? Gök kumru tonu Pamuk şeker […]
Karşı Kıyı

Karşı Kıyı Mavi bir gemi olsam Gitsem açık denizlere Köpük köpük dalgalara Kanat olsam martılara Karşıda bir bayrak rüzgarlara Kardeşim Niko sesinden tanırım Anlat yeniden sevgiden masalları Kardeşim Ali dokunsan ağlarım Çek vakit geldi yosundan halatları Balıklar allı pullu geçer Ege’den Zeytin ağaçları salınır telli telli Hasret kalırız, Hasretler bizi tanıtır birbirimize Halayda sarılır […]
VURDULAR

VURDULAR bir yol ayrımında durdular korkak hain ve puşttular sırtlarında padişah hırkası ellerinde tanrının sopası fütursuzdular yol ayrımında durup bir çocuğa kıydılar bir köşe başında durdular kin ve nefret doluydular bir gölge kadar kansız bir katil kadar canlıydılar köşe başında durup anneleri çocuklarından vurdular bir masa başında durdular avukat, hakim savcıydılar cübbeleri […]