FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

İNSANİ DUYGULARI ANLATAN SİNEMANIN ŞAİRİ

İNSANİ DUYGULARI ANLATAN SİNEMANIN ŞAİRİ NEŞE ÜREL Dergimizin haziran sayısına bu ay doğmuş bir yönetmenle katılmak istedim. Dünya sinemasına unutulmayacak filmler bırakarak erken yaşta aramızdan ayrılmış bir yönetmeni anlatmaya nereden başlayacağımı uzun uzun düşündüm. Üç Renk: Mavi veya Dekaloglar, “hangisini daha önce izlemiştim?” hafızam ya da notlarım bana yardımcı olamadı. Mavi  Türkiye’de 1994’te vizyona girmiş. […]

Karadeniz’e, yüreğimdeki yaraya yolculuk

Cemile Çakır Karadeniz, buğulu, haşin, acımasız ve bütün rengini tenime işleyen, alnıma derelerini kazıyan memleketim; hem aşkla sevdiğim, hem de onunla yaşamaya dayanamadığım, yüreğimde hiç kapanmayan bir yara… Hiç değilse yılda bir gitmeye çalışırım Karadeniz’e; Giresun’un Yağlıdere ilçesinin Elmabelen köyüne. Metris’te arkadaşlarıma “dünyanın en güzel yeri” diye anlattığım köy. Her yıl gitmek istesem de kimi […]

BİR SEZON DAHA BİTERKEN…

BİR SEZON DAHA BİTERKEN… Ayşe Lebriz Berkem Genellikle tiyatrolar haziran ayında etkinliklerinin sonuna gelir. Aslında anlamakta zorlanıyorum neden yazın oyunlar oynanmaz, mekanlar kapanır, bilmiyorum. Okullar da kapandığı için ve herkes tatile çıktığı için şehirde kimse kalmayacağı ve zaten kimsenin sıcak yaz akşamlarında oyun seyretmek istemeyeceği için olabilir, diyebilirdim ama bunların hiçbirinin günümüzde geçerliliği yok bence. […]

KOMİSER BEHLÜL

KOMİSER BEHLÜL Üç kişi arasında geçen ve nasıl sonuçlanacağı belli olmayan dramatik bir sahne. Bir eliyle kızı belinden kavramış, diğer elinde tuttuğu bıçağı kızın gırtlağına dayamış bir tecavüzcü; hırpalanmış, saçı başı birbirine karışmış, giysileri paramparça, güzel yüzünde belirgin darbe izleri taşıyan kurban ve iki eliyle, biraz da polisiye dizilerdeki çakma komiserlere özenerek, kabzasından kavradığı beylik […]

SENDİKA SARISI

SENDİKA SARISI Ozan Aydın İki adam üç saattir sohbet ediyorlardı. Önce çocukları, çocuklarının başarıları üzerine konuşmuşlar ardından siyaset ekonomi ve ortak tanıdıkların dedikodusu derken daldan dala atlamışlardı. Yaz tatilinde Çeşme’de buluşmak üzere tarihleri kararlaştırdıktan sonra sıkı bir futbol tartışması başlamıştı aralarında.  ‘’Yahu siz kimi getirirseniz getirin sonuç değişmez. Kabul et artık bu başkanla şampiyon olamazsınız, […]

SERAPHİM

SERAPHİM O kadim dillerin çocuğusun sen Güney’in cevheri senin kalbin ama yüzyıllardır kıymetini bilemedin Zeytuni gözlerin yoksulluğu gördü yoksunluktan çok doğruyu aradı kalbin ışıktan çok yalnız bıraktılar seni Seraphim senin cevaplarını soru yaptılar her çağda tanınmayasın diye çünkü insan yalan söylemeyi öğrendi ve sevdi artık Sırat Köprüsü’nde bile tanımaz günahlarını sen hüzünle bakarken işaret parmağındaki […]

Sırrı

Sırrı  Sırdır gidene Sırdır gidemeyene Küçük avlulardan açtığımız kapı  Nereye yol alır zamansızlığın sapağında?  Uğurlamak ki hiç kolay olmaz  Yüreğimizin direncindeyken anılar  Kahkalarımız bir devrimin belleği olur Anılar ovasının en yıkılmaz emeği olur Birer birer uzayıp gideriz  Biner biner çoğalıp ,umudu diriltiriz Akşam üstleri vedalaşmaları olmasa Küçük bir masanın etrafında  Buluşsak inceden bir hicazda Çizsek […]

Yalnız Kraliçe

Yalnız Kraliçe Denizin rengi çelikO serin köşedeKirpiğindeki saçımdanÖp beni Kahvemin köpüğündenAşkı vefa sözümdenÖzletmedenÖp beni Buz tuttuKaranlık kuyu Çeşmedeki sudanÖp beni Unutalım şahı veziri atıAcının dilindenKlimt görmedenÖp beni Gülşah Veryeri

YENİ, FREN- GAZ

YENİ, FREN- GAZ   Ta ne zamandır anlaşılmıyorum(z) Değil mi ki öyle ama Böyle söylemeyi de cesaret sever Sever asliyle dövüşenleri öfke-kin(siz) Ağlama Behçet bana Ben Yeninin kaçıncı yenisiyim abi bu zamanda Ben kimim ki hem Bilmem artık Ama deli (!) çocuklar gülüyor işte Asdfkjasdfklaskdfljlşç…Random- gülmek bana yakışır mı ki Hiç zorlamadım kimseyi bugüne kadar […]

AR DAMARI

AR DAMARI   Kifayet Ceylan   Yaşanan her an yolculukla geçer. Yaşamın içindeki bu yolculuklarda ne  otobüs, ne araba, ne tren, ne uçak ne de bir gemi vardır. Kendi içinde yaptığın sınırsız yolculuklardır sözünü ettiğim. Durduğun durakların sayısını unutursun çoğu kez. Sıkılmazsın durakların sıklığından. Yorulup şikayet de etmezsin, hatta duraklarda rastlaştığın eski acılardan haz aldığın […]