KIZ KARDEŞİM

KIZ KARDEŞİM İlkokulu bitirdiğinde 10 yaşını doldurmuştu. Trabzon Beşikdüzü Yatılı Öğretmen Okulu’nu kazandığında yaşam mücadelesi başlamıştı. İlk kez evinden ayrılmanın acısı ve özlemiyle içine kapandı. Bir süre sonra kütüphaneye giderek kitap okumaya başladı. Esasen ilkokul 3. sınıftayken yetişkinlerin okuyabileceği kitapları okuyabiliyor ve anlayabiliyordu. O dönemde en çok içine sindirdiği kitap, Firuzan’ın “Parasız Yatılı” isimli eseriydi. […]
“EV YAPIMI MEMUR” ÜZERİNE

“EV YAPIMI MEMUR” ÜZERİNE Biraz önce “Ev Yapımı Memur” adlı öyküyü okudum. Önce adı ilgimi çekti, daha okumadan zihnimde tahayyül etmeye başladım. Malum insan topraktan yaratıldıysa, bize önce biraz toprak lazım sonra da su. Bunları iyice karıştırıp kokmaya bırakalım. Ama tabii ki bu ev yapımı bir memur yapmaya yetmez. Bu çamura Tanrı’nın ruh üflemesi gerekir. […]
EDİTÖRDEN

Berin Uyar 2025 yılının ilk “Editörden” yazısı. Ne yazmalı ki? Umutlarımızı mı? Beklentilerimizi mi? Korku ve endişelerimizi mi? Açlığı, savaşları, kadın cinayetlerini, taciz ve tecavüze uğrayan çocuklarımızı mı, ellerimizle tükettiğimiz güzelim dünyamızı mı? Hırsızlığı, yolsuzluğu mu? Ama ben bu yıl hep umut yazmak istiyorum. Bir kaç yıl öncesine kadar dostlarım bana sen iflah olmaz […]
Bir veya bin öpücüğün iadesi

belediye bankının birinde tesadüfen merhabasız… sokak senin ama anahtarım sol cebimde sevgi isteyen kediye misafirim lafın kısası masal benim ben gözleri mahmur prensesim arafın prensi sana uyanmadı günlerim eksik gedik bin buseden sonra ah nasıl istedim sen beni kalbimde hiç öpmedin ölü kelebekler her yerimde ağlamanın da ağırlamanın da içimden gelmeyişi öpüşmenin mevsimi […]
HIZLA KİRLENEN DÜNYAMIZDA UMUTLARI BEMBEYAZ KALANLAR İÇİN

Berin UyarÇocukluğumdan beri en sevdiğim şey mektup yazmaktır. Belki de onun için konuşmaktan çok severim yazmayı. İnsanın kendi kendine kaldığı ve sadece mektup yazdığı kişiyi düşündüğü anlardır. Bu alıcı kimi zaman sevdiğidir insanın, kimi zaman kızdığı, kimi zaman hiç tanımadıklarıdır, kimi zaman ise hemen karşısındaki sandalyede oturan ama onu hiç dinlemeyen birisi.Geride bıraktığımız 2014 yılı […]
İstanbul’a, kişisel tarihime ve duygulara yolculuk

Cemile Çakır Bizim ailenin İstanbul’da olan kısmı ile yılbaşını birlikte kutlamayı gelenek haline getirdik. Kutlama dediğin de çekiliş yapıp hediye almak, birlikte yemek v.b. Bu yıl da bu geleneği sürdürmek için 2011’den sonra yalnızca yaz mevsiminde, 2020 yılından bu yana ise yaz kış yaşadığım Dikili’den İstanbul’a yola çıktım. İstanbul benim “ne seninle ne de […]
2025 Yılına Merhaba: Teknolojide Bizleri Neler Bekliyor?

Çiçek Çizmeci Yeni yılın ilk günlerinden herkese merhaba! Öncelikle sağlıklı, mutlu ve başarı dolu bir yıl geçirmenizi diliyorum. 2025 yılında da teknoloji dünyasındaki önemli gelişmeleri birlikte takip edeceğiz. Bu yazıda, benim için öne çıkan teknolojik yenilikler ve beklentilerimi paylaşmak istiyorum. Astrologlar yeni yılda yaşanacak olayları tahmin ederken, ben de teknolojiyi yakından takip eden, okuyan […]
Benim Şefkate İhtiyacım Var.

Benim Şefkate İhtiyacım Var. Şefkatle acıma duygusu karıştırılır sık sık. Türk filmlerinin boş romantizminin bunda etkisi çoktur. Kötü filmlerin ve çok satar kitapların. İncelmiş duygularla yaşamıyor modern insan. Sevgili Gülten Akın haklıydı ‘Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya’ derken. Ve çok az kişi farkındaydı o dizelerde o büyük şairin insanları duygularını düşünmeye çağırdığının. […]
2025 CADILAR YILI

Açıkçası şaşıyorum bu badem ağaçlarına; Her bahar böyle açmak için ne sebep buluyorlar. Ocak ayının başındayız, her şey tuhaf, en önce modern insan dedikleri bu güruha uyum sağlamayı yediremiyorum onuruma. Ofsaytları belli canlılar, hep haklı olmanın şapşallığıyla öfkeyi onurla karıştırıp buz gibi mesafeleriyle ben var ya ben şarkısını anlamadığım bir dilde söylüyorlar. Anlatması bile yorucu. […]
2025’e Merhaba

Canan Kayışlı „Dün sabaha karşı kendimle konuştum” Ben kendimle DE konuşurum, dinlerim, duyarım, bakarım, kızarım, küserim; kendimi, kendime, kendimle. Başkalarının yaptığı haksızlıkların nedenlerini, niçinlerini sorgular, onlara bahaneler ararım. Zamanım çokmuş gibi, o “insanlar” bunu istiyor gibi. Atalar “iyilikten maraz doğar” derken, aslında “onu bunu boşver, kendini kayır” demişler de, zihin oyunları bazen mağlup ediyor insanı. […]