TARIK SOLMUŞ’LA “SİNEMADA BAĞLANMA TÜRLERİ VE TRAVMALARI ” ÜZERİNE

Güzelim okur bak ne diyeceğim sana. Ekim geldi, sinema sezonu açıldı. Hadi gel yamacıma film izleyeceğiz! Yazının başına oturuyorum oturmasına da beynimde eprimeye yüz tutmuş şarkılar peşimi bırakmıyor, eh biz de şarkılarla başlarız söze. “Her şeyden biraz kalır”* diyordu şair, kalmış demek bir sürü şarkı. Çağrışımlar hızlı. Bazılarını seçiyorum şuraya bak, dinle! “Sen beni […]
Yüreğinin yamyam köşelerini törpüle diye

Tüm savaşların öksüz çocuklarına Bir film karesi değil, gerçeğin çıplak resmini vermek istiyorum sana; bir ayna, baktığında eylediklerini gösteren. Çocuklar, bombalanan şehirlerin kanadı kırık güvercinleri yıkıntılar arasında evsiz, öksüz, yalın ayak ve aç, korku damgasını vurmuş cılız bedenlerine. Ağlamaya korkan, kocaman köze dönmüş gözleriyle teni dağlayan sorular kusuyorlar soluduğumuz havaya. O çocukların bakışlarını getirmek istiyorum […]
Yitik Bir Kentin Ardından

“İnsan hafızadan başka neydi ki?” diye soranve yazdıklarıyla yok edilmiş bir kentin izini sürenRecep Yıldırım’a… I. Dilin kavga için olmadığı zamanlardan gelmiştik Ömrümüzün yıkıntıları arasında Sadece annelerin bildiği o müthiş dilin izini sürüyorduk İçinde göç olmayan bir dildi o Ahşap merdivenli ve duvarlarında üç koca niş olan O büyük salon küçük bir avluya bakıyordu İçinde […]
OJE

Buzlu camı olan banyo dolabının kapağını yarı açabildi. Dolabın önünde yedek su için bulundurduğu dolu damacanalar vardı. Dolabın üst rafındaki oje şişelerini boynu sağa eğik biçimde dakikalarca izledi. Çok sayıdaydılar ama sadece ön sıraya iliştirdiklerinin rengini görebiliyordu. Kırmızıyı aldı, yarıya kadar boştu, içinde derin yarıklar oluşmuştu. En son ne zaman sürdüğünü hatırlamıyordu. Ama sanırım iki […]
MİLATTAN BİNLERCE MEVSİM ÖNCE

Olimpik Anlatıcı: Bulutlara dokunmak için yaratılmış hissi uyandıran ulu ağaçların arasında yağmur sonrası daha coşkun akıyordu nehir. Kuşların ve suyun güçlü sesi her yerdeydi. Ormanın da, nehrin de, kuşların da henüz ismi yoktu, bölgeye özgü birçok bitki ve hayvanın da. Fakat pek yakında ilk adı olan Dvenyorn’u alacaktı burası, nehre ise çok da yaratıcı olmayacak […]
AŞKIN YA- -SAKLI YÜZÜ

– Rene’ Magritte’ nin gizemli kişiliğine… Gözlerimiz kapalı yüzlerimiz saklı ellerimiz yok -uzanmak için kollarımız yok -sarılmak için birbirimize . -I- Turkuaz gökyüzümüz asılı ortasında gecenin arkamızda yıldızlar-dan kalma gündüzü-n bulutlarından ikisi iner birer birer bir tül gibi aşkın balkonuna , Kirli beyaz tavanı altında yıldızlardan yoksun gözlerimiz. Kapalı yüzlerimiz. Saklı dudaklarımız-da örtük aşkımızın koynunda […]
SINIR

Yerleşikle ilişik Yanyana iki yolcu aynı trende Tren raylarda gidiyor Raylar dünya üstünde Ağacından olmuş bir çiçek Suya konmuş ki, köklensin Sürgüne, filize, en başa dönülecek İlişik tedirgin Aynı olsa da karbon, kalsiyum,fosfor Altında gizlediği epidermisin Gördüğü ilk gökyüzünü sahiplenişle Yerleşiğin başı dik, kendinden emin Yanyana iki yolcunun aynı trende Arasına bu uyduruk çizgiyi kim […]
KAN KIRMIZI

Korkuyor musun Gözlerini açmaktan Bulutların üstünde dans ederken Uçuruma bir adım kala ritminden Gözlerimizi bağlayanı bul istersen Şimdi kimsin, neredesin bilmezken Bir çift kanat olmuş ellerimizdi Ölümün beyaz perdesini gözlerimize indiren Oysa sonsuzluğu diledik birbirimizden Sargın bedenlerimizde Ellerimiz büyürken Gözlerimizde açtı kırmızı güller Görüp hatırlayacağımız Sonsuzluk bu ayrılığın rengi Dört duvarda kanayan […]
Ayla Algan’ı Sevgi ve Şükran’la Anarken Lena, Leyla ve Diğerleri

Yıl 2014: Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nda Ayla Algan’ın Lena, Leyla ve Diğerleri oyunumu sahneleyeceğini öğreniyorum. Oyuncu Cihan Bıkmaz olacak. İlk kez bir oyunum sahnelenecek. Çocuk gibi seviniyorum. Cihan’la daha tanışmıyoruz ama Ayla Algan’a çok heyecanlanıyorum. Onunla ilgili öyle çok anım var ki, ilk filmlerinden Ah Güzel İstanbul’da köyden kente gelen küçük kızın öyküsünden, Dostlar Tiyatrosu’nda Genco […]
EYLÜL GÜNLERİNİ UNUTMAK

“Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.” Schiller Arkadaşımın annesi sürekli geçmişi yaşıyordu. Organik bir rahatsızlığı yoktu ancak unutkanlığı had safhadaydı. Bu durum Alzheimer hastalığına işaret etmekteydi. Oldukça enerjikti. Kendisiyle ilgilenmemize mutlu oluyor çocuklar gibi seviniyordu. Sanki sürekli oyun oynar gibiydi. Check up yaptırmaya karar vererek başkentin en iyi hastanesine gittik. Sonuçlar şaşırtıcıydı. Tahlil/tetkik değerleri normaldi. […]