Tiflis’te Tiyatro

Adımınızı attığınız anda kadim uygarlıkların izini gösteren Tiflis’in tiyatro festivali Georgian Show Case, pandemiden sonra nihayet bu Eylül ayında tekrar gerçekleştirildi. Benim de 2019 yılından sonra tekrar katılma şansı bulduğum program dolu dolu, birbirinden ilginç ve kaliteli oyunlardan oluşturulmuştu. Gün içinde bazen 2 ya da 3 oyun izlemek bir yana, oyunların sahnelendiği mekanları keşfetmek de […]
MEĞER

Meğer ne çok küçük şey varmış birlikte yapacakken sonra bakarız deyip yapmaya hep üşendiğimizDünkü aklımda böyle düşünür böyle yakınırdımAma şimdi şu anda tam buradaki aklım iyi ki öyle olmuş diyorAncak tanıdık kendimiziAncak sahiplenebildik birbirimiziİyi bir dostluktan sonra evlenmeye karar verdikDüşünsene güzel kadınım hiçbir şey olmadan otlar gibi uzayıp gidecektikİnsanlar bizi mutlu mesut hali vakti yerinde […]
Çamaşır makinesine güzelleme…

Eşimin görevi nedeniyle geçici olarak bulunduğumuz evimizde bir gün ansızın sen “Artık oynamıyorum” diyerek, tek tek basarak, bade süzerek havlu attın atmasına da kirlenen havlular nasıl yıkanacak hiç düşünmedin… Bir gün halinden anlayan genç bir adam geldi “Çekilin ben doktorum” yok o öyle değil, teknik servisim dedi… Dedi demesine de bir baktı ki ‘bunun kafası […]
Berin’e

Sevgili Berin, Seninle Uçan Süpürge Film Festivali’nde İKD için gerçekleştirilen bir toplantıda tanıştık. Daha önce senin, kardeşinin ve annenin isimlerini, yaşadıklarınızı bilmeme karşın yüz yüze tanışamamıştık. 2010 yılında yapılan toplantıda ufak bir sohbetimiz oldu. Daha sonra sanal alem bizi yakınlaştırdı. Harika paylaşımların, yazdığın duygu yüklü yaşanmışlıklar, o tatlı annenin videoları ile sen benim vazgeçilemez arkadaşımdın. […]
Bahçe

seksen yaşında kocakarıavuç avuç körsarı kahverengi kızılyeşil gözyaşlarıcennetin en güçlüsüduvağıöpüyor yuvasınıtomurcuk kök kokusuupuzun incecik kuru çiçeküstelik sarıbolluk bahçesibir isimbir parolabir uzun durmak var içimdebacaklarım parçalanmışbalcık kokuyorkıvrak değil ki dilimzurnasını çalacak ağaçlarbaktı herkes ben baktımderin uykuya dalacak bahçeduydumev yakın diyor birişeker sayıyorumsevip sevmediğinden değilgülünce çıkıyor gamzelerim
CARANDİRU

Arjantin doğumlu Hector Babenco’yu yıllar önce sinemalarda gösterim olanağı bulan Örümcek Kadının Öpücüğü (1985) adlı filmle tanıdı sinemaseverler. Carandiru (2003) vizyona girmeden sinemalarda gösterilen fragmanları beni heyecanlandırmıştı. Babenco yine bir hapishane filmi çekmişti ve oldukça çarpıcı, renkli ve ilginç olabileceğini düşünüyordum. Öyle de bulmuştum. Evet bazı kanlı sahneleri vardı ama bu anlattığı öykünün bir parçasıydı. […]
“BİR AVUÇ KÖMÜR İÇİN BİR ÖMÜR VERENLERE”

“Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar. Ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm; İçimde cesetler ve daha ölmemişler var…” Metin Altıok Fransız Edebiyatının ustalarından Emile Zola’nın (1840-1902) kitabı Germinal, 1860’larda bir kömür madeninde yaşanan grevi anlatır. Zola, natüralizm akımının öncülerindendir. Doğal ve gerçekçi bir tarzda hayatın içinden hikayeler anlatır ama […]
O ÇARŞAMBA

Sarılmadan vedalaşmazdın Bırakmazdın ıpıssız Tüm dilleri bilen Tanrımla derin bir yakınlık içinde bıraktın O Çarşamba Yaşlı çarşafa dolanan Dört tarafı kanlı ayla çevrili Ortanca gün Bulutlanmıştım Canım pek sıkkın, hava da sıcak Rol kesip gülücükler dağıttım Üzmesin kimse seni diye
Kasım Senfonisi

Aslında Frida hiçbir zaman kemik ağrılarını hissetmedi. Yüreğindeki acılar daha ağırdı… Çıplak kasıma uyanmış aşklarsevme yasak, göğsümüzde teselli tutanaklarıtende nasırlı acı İlk öpüşün rüzgâra çarpan sızıkaç dudağın izi düşer yatağımakentler uzanırken sabahların koynunakimin cebine sokulmuş göçmen kuşlar? Ziyan olmuş gökyüzüdür ağzımın tadımavi göğün derinliğindekıpırtısız çırpınıyor esmer martılar Tınısında yürüyorduk hasretinaşkın yengisini seyrederek zeytin dalında çiftleşen […]
Editöre

Canımız editörümüz Berin Uyar rahatsızlığı dolayısıyla bu bölümde okuyucuyu selamlayamadı çok üzülerek; ben de aldım sazı elime. Bu bölüm “Editörden” başlığı ile yayınlanıyordu bildiğiniz üzere, ben bu bölümü kendisine hitap etmek istiyor ve başlığı “Editöre” olarak atıyorum. Çünkü onun gibi sevgiyle, kalpten ve ustaca kullanabilmem için kalemimi, kırk fırın ekmek yemem lazım. Bu ay merkezimize […]