Ben çok çocuktum köpeğim karbeyaz.

Ben çok çocuktum köpeğim karbeyazBüyüdüm kanadı kırık bir kuş bahçemizdeKuşun kanadı bir tutam barut Annem asmıştı beyaz çarşafları ipeSabun kokulu yaz kokulu akşamSeverdim annemi severdi beni Kuş kanadında bir tutam ölüm annemSardılar beyaz çarşaflaraÇarşafın kenarına işlenmiş bir kuş Kuşun kanadı annemin elleriSeverdim annemin sabun kokulu elleriniSeverdi annem toprak kokan ellerimi Yağmur yağdı akşam yağmur annemin kokusuSu kaynadı ocakta suda […]
BU ŞİİR NE KADAR İYİ ABİ!

Birileri büyük şairlerin bazı şiirlerini beğenmeyerek ‘kötü şiir’ diye burun kıvırarak üstün şiir beğenilerini sunmaya çalışıyorlar! O şair hakkında yine bir büyük eleştirmenin değerlendirmesini sunuyorsunuz onu da beğenmiyorlar. Ben bir şiirin var ya da yok olduğuna inanıyorum. Kötü ya da iyi olduğuna değil. Eğer ortada şair ve şiir varsa bazı şiirlerini daha çok seversiniz o […]
BEN BAŞKAYIM!

O teninde bıraktığım gece yarası halkalar var ya Bir neyin deli divane sesi Parmak uçlarım nara boyar öptüğüm her yerini Ne dersin Dilimle sırtına çizdiğim o çıplak harita Kalbinden gayrı hiçbir yatağa sığmıyor değil mi?
ANTİGONE

Antigone, Antigone susma bir akıl ver kurtlar hünerlidir pusu kurmada kurbanım ben alımlı bir dağ bir dil ver geceyi kim görür ateş harlanmayı sever söndürme gözümün nuru eteklerin zehire kesti kimimiz kimsemiz yok dolup taştı serimde güneş acaba sorsam mı ölüme kırpmadan gözlerimi kadın deli duman kadar güzel tanıştım kanlı çığlıklarıyla kanlı çığlıkları kırmızı eteği […]
Nehir ve Göl

Yüzünde fakir bir dağınıklıkbazen uzun uzun konuşuyorbazen uzun uzun susuyordu kadınçoktan kaybetmiştibütün ilişkisini zamanlaaynı yöne akan bir nehir değilgeçmişini, ânını ve geleceğini içinde biriktirdiğiderin bir göldüonun için artık durmuştu zamanve her şey değişmiştiduran zamanın içinde geçmişiyle ve ölüleriyle beraberher gün biraz daha dibe, biraz daha derine inerekuzaklaşmıştı bugününden akan bir nehirdendurgun bir göle ne vakit döndüğünü anlamayacak kadarderinlerdeydi […]
EDİTÖRDEN

Bu ay ne kadar da hızlı geçti. Hem hızlı hem de dolu dolu. Bayramı, şeker bayramı mı, ramazan bayramı mı tartışmalarıyla hatırlayacağız. Biz küçüklüğümüzde şeker bayramı derdik. Şimdi değişmiş adı. Herşey çabucak değişiyor. Caddelerin adı, sokaklar, parklar, adetler, değerler, ağız tadı… Gerçi hiçbir şeyin tadı yok ama. Bu arada bahar çiçekleri açtı. Ortalık sümbül, leylak […]
İNSANI EYLEME GEÇİREN UMUT DEĞİL UMUTSUZLUKTUR.

Umudu yaşatan korkulardır. Geleceğin ışığına duyulan inanç umut tarafından beslenebilir, ama o inancı yaşatan, geleceğin karalığına karşı duyduğumuz korkudur. Varoluş nedenini bir türlü çözemeyen insan, eril düşüncenin her yönden beslediği dini avunma ile, mutlak ahlak ve hesaplaşmadığı zamanın gölgesinde huzurla uyurdu. Mutlaksızlık, içimizdeki derin korkunun ağır taşıdır. Zaman zaman sırtımızda zaman zaman güçlü kollarımızla tepeye […]
Denizlerin ve Sevgili Kazım Koyuncu’nun anısına

Bir basamak: Önümde ne var hep bildim. Arkamı kollamayı bilemedim. Güneş esirgemezliği bu. Ayırmaksızın sevmenin bedeli. Toprak, yeşilin boy attığı yer değil ki sadece. İnsanım ben baba, topraktan türkü yükselir bildim. Avucunda parçalanan tane, yalın bir geleceğin özlemi. Böyle bildim. Sorgu sual toprağa değil, toprağa ihanet edene. Bilemediler baba. Yaşamak daha mı kolaydı sence? İkinci […]
ANNEM DİYOR Kİ

Kadınlara dişilik haklarını talep etmek, utanmazlık diye öğretilmiş. Öyle ki yatakta orgazmı talep edemiyor bir kadın: Yüklerin en ağırı, ‘İFFET’ yükü böylece sırtımıza gönüllü yükleniyor. İktidarını artık tehlikede gören erkek ‘gönüllü saflığın simgesi, ‘kızlık, analık’ gibi kavramlara kutsiyeti de ekleyerek, köleciliği renklendiriyor! İffetli ailenin temsilcisi seçilen pek çok kadın, ‘gönüllü’ kapanıyor… Ve hatta ‘ Marksist […]
BAYRAK

Bayrak Fotoğrafı:SELÇUK DEMİREL (Selçuk Demirel Le Monde 2014 Paris) Kırmızının üstünde bir hilal bir yıldız Türk bayrağı. Sonra yıldız ve hilal dönmeye başlıyor, yıldız sola doğru savruluyor, hilal sağa, yer değiştiriyorlar. Sonra her ikisi de içiçe girerek kırmızının içinde beyaz çizgiler oluşturuyorlar. Sonra iyice bulanıklaşarak kırmızının içinde dönüyorlar. Kırmızı zemin denizi çağrıştırıyor, yuvarlak beyaz çizgiler […]