FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

ÇAĞDAŞ KADININ ÂŞIK OLMA METOTLARI

İki gönlün bir olduğu yer en doğudan en batıya inanılmaz bir salınımla değişim göstermektedir. Doğu’da saçı sürüklenerek evliliğe zorlanan kadın, batıda bir eve ve hakiki bir maaşa sahip her erkeğe saçını süpürge etmeye hazır görünmektedir. Eskiden kültürler arası fark gibi bize kakalanan bu durum, aslında kadının çağımızda aşkın öznesi mi kölesi mi olacağı ile yakından […]

2012 DÜNYA ŞİİR GÜNÜ’NDE SÖYLEDİKLERİM.

Şiir ilk sözüdür insanın. Dilin en olgun halidir. Kalbin ve düşüncenin de. Bu olgunluk her çağda daha kızıllaşarak, ateşi yeniden keşfedeceğimiz günlere doğru büyüyor, genişliyor.   Şair varlığını şiirde keşfeden insandır. Şairi şiirinden ayıramazsınız. Şiiri de hayattan. Çamaşırcılar dünyaya aittir tıpkı maden işçileri, tıpkı, altıpatlar çıkmazı gibi… Çağımın bütün sesleri ruhumdan geçiyor ve ben yeni […]

Bombalar Barış Yağdırmaz

Bombalar barış yağdırmaz İnanmayın gümbürtüsüne Kan akıtır, can alır, Vahşidir içi, içeriği Gelmişi ve geçmişi.   Bombalar barış yağdırmaz Kan akıtır, can alır, Anneler, babalar, çocuklar, Kediler, köpekler ve kuşlar Kalmazlar mı evsiz, kimsesiz Ancak korkusuzdu gözleriniz   Bir kadın sırtında taşıyordu İncilerini Yürüyordu bilinmeze Yürüyordu kimsesiz   Habil’den Kabil’e Mısır’dan Hitit’e Değişmiyor gözbebekleriniz Suretleriniz […]

Kendi baharını yaratmak

Ailemin yaklaşık üç yüz yıldır varlığını sürdürdüğü, benimse yarım yüzyıldan fazla yaşadığım şehir giderek bir siluete dönüşüyor benim için. Başka bir kentte yeni anılar biriktirirken, vazgeçemediğim eski alışkanlıklarım olduğunu ya da bildiğim zamanların bazen kaydığını fark ediyorum. Daha güneyde yaşamanın getirdiği mevsimsel kaymalar en çok çiçeklerde, ağaçlarda çıkıyor karşıma. Aklım, bildiğim zamanlamayı düzeltmiyor bir türlü. […]

GÜZEL İZNİK

 İznik her zaman büyük bir heyecanla ve ilk kez göreceğim duygusuyla gittiğim küçük bir yöre. Tarihi izleri ilk olarak göl kenarında kurulan Bthinya Krallığına gidiyor. Belleğimde geçmiş uygarlıkların izini sürdüğüm İznik’te yine göl kenarında konumlanmış Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı kültürlerinin ruhu hala kendini hissettiriyor. Dalgalandığında denize benzeyen görüntüsüyle gölü, zeytinlikleri ve İstanbul’a coğrafi yakınlığıyla […]

AGNES’İN ARDINDAN

 “Feministtim, hep feminist kalacağım. Evlilikte erkek burjuvaziyi, kadın proletaryayı temsil eder.” Üç yıl önce ölüm haberini aldığım gün hem çok üzüldüm hem de Agnes Varda’yı nasıl tanıdım ne zaman tanıdım diye belleğimi zorladım (30 Mayıs 1928-29 Mart 2019). Sanki ailemizden biri gibiydi. O denli kendime yakın hissediyordum. Bu nasıl olmuştu? Sanırım bu onun dürüst, sıcak, […]

ELEŞTİRİNİN YAPICI GİZİLGÜCÜ

Eleştirel! düşünme yaşam karşısında temel bir duruş. Bir olgunun özüne inme, onu sorgulayarak, deşerek  çeşitli boyutlarıyla anlamaya çalışma, kısaca üzerinde düşünce üretme anlamına geliyor. Eleştirel bakışın belki de en temel özelliği bizim her söylenene ya da gösterilene körü körüne inanmamamızı sağlaması, böylece de bizi  kuşatan her tür olumsuz etkiden koruması; kısaca bizi  özgürleştirmesi…      Eleştiriye […]

Karadeniz

  Denizden geçenlerin, denizden gelenlerin ve denize gidenlerin buluştuğu taşlaşmış fosil kumulların arasında insanlık tarihine de rastlamak mümkün. Denizin hazmedeyip kustuğu, karanın ise kabul etmeyi reddettiği bu sınır çizgisinde, öyküsü bilinmeyenlerin mezarı var. Toprağa karışamayıp bir eolinit kadar yaşamak için çabalayan ve kum zambaklarının bile saklayamadığı bu şehvetin, bu zevk nesnelerinin arasında insandan geriye kalan […]

Aydıngabimi Anlatıyorum (1)

“Aydıngabim birşey soracağım, uygun mu durumun?” “Yine ne var Beringabi? Tamam tamam sor kızım. Korkutma beni…” Yazım hatası yapmadım. Onunla aramızda kendiliğinden gelişmiş bir jargondu: “Aydıngabi, Beringabi”. Korkutma beni demekte haksız değildi. Başım ne zaman derde girse, “imdaaat”. Şimdi, ben sıcacık evimde bu satırları yazarken onun hastanenin morgunda, buz gibi bir çekmecenin içinde yatıyor olmasına […]

Aydıngabimi Anlatıyorum (2)

Dün Çengelköy’de mezarlıktaydık Filiz’le. Navigasyon bizi o kadar çok dolaştırdı ki, epey gecikmişiz. Toprak atılıyordu Aydıngabimin üzerine. Kalabalıktı etraf. Gözüm önceleri kimseyi görmedi desem inanın. Hem şok hem maskeler hem gözyaşları. Başka mezarların mermerlerine basarak yaklaştım ona. Taze toprak kokusu. Şimdi orada mı Aydın abim? Bir beze sarılı, üzerine tahtalar konmuş. Bedenin toprakla temas etmesi […]