Berin Uyar’ın “Kekik Kokulu Zamanlar” adlı eseri, onun edebi kimliğini ve sanat anlayışını yansıtan anılarından yola çıkarak kaleme aldığı ilk romanıdır. Bu eserde, kişinin içsel dünyası, doğayla ilişkisi ve zaman kavramı üzerine yoğunlaşan temalar işlenmektedir.
Berin Uyar’ın eserinde doğa, önemli bir yer tutar. “Kekik Kokulu Zamanlar”, doğayla insan arasındaki derin bağı keşfederken, doğal unsurları sadece bir arka plan değil, aynı zamanda duygusal bir deneyim alanı olarak kullanır. Kekik gibi doğal kokular, zamanın akışını ve insanın içsel yolculuğunu simgeler.
Berin’in dilinde yoğun bir duygusal derinlik söz konusudur. Kendi deneyimlerini, gözlemlerini aktarırken okurla güçlü ve dolaysız bir bağ kurar. “Kekik Kokulu Zamanlar”da melankoli, nostalji ve umut gibi temalar belirgin bir şekilde ortaya çıkar.Bu eserde, zamanın doğayla iç içe geçmiş hali ele alınır. Zaman kavramı, hem bir nesne olarak hem de bireylerin yaşam deneyimlerini şekillendiren bir olgu olarak işlenir. Uyar, zamanı mekanik bir düzlemden çok, duygusal ve ruhsal bir bağlamda değerlendirir.
Onun çevresinde olup bitenlere duyarlı bir gözlemci olarak kaleme aldığı yazılarında içe dönük bir bakış açısından söz edilmelidir. Kendi içsel dünyası, gözlemleri ve duygusal tepkileri üzerinden evrensel temalara ulaşır. Onun dili, sade ve anlaşılır olmakla birlikte yalınkat değildir. Yazınsal iddiasını bu yalınlık üzerinden dile getirir. Onun yerinde seçilmiş sözcükleri derin anlamlar yaratma yeteneğinin de kanıtıdır.
Uyar’ın “Kekik Kokulu Zamanlar”da ele aldığı etik, politik ve estetik nitelikler taşıyan kimlik arayışı onun bir birey olarak toplum içindeki yerini anlamaya yönelik sorgulamaları ekseninde devam devam eder. Kurulduğu andan itibaren İlerici Kadınlar Derneği’nin (İKD) aktivistlerinden ve özgürlük mücadelesinin toplumsal cinsiyet eşitliği ve barış hareketinin bir parçası olduğuna ve bunların yaşama geçirilmesinin bilinmez bir geleceğe havale edilmesine itiraz edenlerden biri olan Uyar, kendi kadın kimliğini ve bireysel mücadelelerini, daha geniş sosyal ve kültürel bağlamlarla ilişkilendirerek sunar.
Berin Uyar, “Kekik Kokulu Zamanlar”da, yalnızca bireysel bir bakış açısı değil, aynı zamanda evrensel insani unsurları ele alması açısından da önemlidir. Bu bağlamda, yazarın kişiliği, doğayla ilişkisi, zaman algısı ve duygusal derinliği, edebiyatımızda kendine özgü bir yer edinmesini sağlayacaktır.
Berin Uyar, toplumsal meselelere duyarlıdır. Yazılarında adalet, eşitlik ve insan hakları gibi konulara yer vererek içinde bulunduğu toplumun sorunlarını sorgular. Eleştirel bir bakış açısına sahiptir. Kendi deneyimlerini ve gözlemlerini aktarırken, okuyucuya eleştirel bir perspektif sunar. Sanatın ve edebiyatın toplumu dönüştürücü niteliğine dikkat çeker.
Yazılarında bireysel deneyimlerini evrensel temalarla harmanlayarak sunar. Bu durum, okuyucunun kendi yaşamıyla bağ kurmasını sağlar. Kendi kimlik arayışını, kadınlık meselelerini ve insan ilişkilerini derinlemesine işler.
Uyar’ın dili, doğayla olan derin ilişkiyi yansıtır. Doğa, onun yazdıklarında sadece bir fon değil, aynı zamanda duygularını ve düşüncelerini ifade etmek için bir araçtır.
Onun poetikasını belirleyen sadece bireysel bir yolculuklar değil, aynı zamanda toplumsal değerlere ve insanlığın ortak deneyimlerine duyduğuyu hayranlıktır. “Kekik Kokulu Zamanlar” da onun etrafında olup bitenleri anlamaya ve dönüştürmeye dönük çabasının ürünüdür.
“Kekik Kokulu Zamanlar” fonunda dönemin hak ihlalleri, hayata tutunma çabaları ve partili iki insanın her şeye rağmen daha adil bir dünyanın kurulabileceğine duyduğu derin inancı konu alan muhteşem ve trajik konuların toplamı olan öykülerden kurulu anı roman. Kişisel olanın da politik olduğunu kanıtlayan hikâyeler toplamı.



