FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

İLHAN… İLHAN…

İLHAN… İLHAN…

İLHAN… İLHAN… kapak

''Ve biz geleceğiz bir gün, biz ikimiz
İki kardeş
Yanyana ve omuz omuza
Bileklerimizde
Kitaba ve düşünceye vurulu zincir”

Şair, yazar ve yayıncı olan Muzaffer İlhan Erdost, 18 Eylül 1932 yılında doğdu. Bugün yaşıyor olsaydı, 94 yaşında olacaktı. 87 yıllık yaşamı, en zor koşullarda ve hep yarım kalmış, 7 Kasım 1980 yılında sıkıyönetim tarafından gözaltına alındıklarında Onur Yayınevi’nin kurucusu ve sahibi kardeşi İlhan’ın gözlerinin önünde dövülerek vahşice katledilmesi, gerçek anlamda yaşamının bir dönüm noktası olmuş, yüreği kardeş acısıyla kavrulmuştur.

İLHAN… İLHAN… görsel 2

Biz ikimiz, iki kardeş…

Gözlerinin önünde katledilen kardeşinin son anlarını, Muzaffer İlhan Erdost’un sesiyle duyar gibi oluyor insan…

“7 Kasım 1980 karanlığında Mamak Askesi Cezaevi’nde C Blok, F Koğuşu’nda, iki tutuklunun kolları arasında sağ dizinin üstüne çömeldi.

Kolları yana sarktı. Başı hafif öne düştü.

‘İlhan… İlhan…’ dedim, sesim havada kaldı.

Üstüne uzattıkları battaniyeyle alıp götürdüler kardeşimi…

O gitti, ben kaldım.”

Bir başka şiirinde de acısını böyle anlatır:

”Eğer yaşıyorsan kardeşim,

Hücrede de olsan işkencede de

Acın tükenmez değildir arkadaş”

Yine bir başka zaman diliminde şöyle der:

O kadar birlikte olduk ki onunla, son kez, nezarette aynı kanepede yan yana yattık. Son kez birlikte kelepçelendik. Son kez birlikte fotoğrafımızı çektiler. Birlikte dövüldük. Ne acı ki, o gitti, ben kaldım.”

İLHAN… İLHAN… görsel 3

Kardeşinin öldürülmesinden sonra adını yaşatmak adına kendi ismine İlhan ismini de ekleyerek yaşamına Muzaffer İlhan Erdost olarak devam etmiştir.

O tarihten sonra yaşamı, baskı, zulüm ve acılarla yoğrulmuş, yüreğinin öbür yarısı İlhan Erdost olmuş. İlhan Erdost, sadece kardeşi değil yaşamının sosyal, kültürel olarak içiçe geçtiği, birbirlerini tümledikleri güçlü bir bağdı.

İlhan Erdost, 1980 yılında 12 Eylül canileri tarafından biri beş aylık diğeri beş yaşında iki kızına doyamadan katledildiğinde ağabeyi kardeşine şöyle seslenir.

“Seni görmeye geldiğim zaman ama sensiz

Soğuk teneşirde çırılçıplak

Bu yaz Akdeniz güneşinin kararttığı gövdende

Açılmış yaraların ve akan kanların yazdığı

Aralık kalan gözlerinin yazdığı

Yüzüne vurulmuş acının yazdığı

Ve artık hiçbir şeyin silemeyeceği

Göğ ekinken vurup biçen

Al at iken kırıp geçen

Zorun ve zulmün hapsettiği günleri”

Muzaffer İlhan Erdost, 1989 yılında İnsan hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Başkanlığı yapmış ve kardeşine son seslenişi olan “İlhanilhan Kitabevi’ni kurmuştur.

Bir ömür, kardeş acısının ağırlığıyla ve yarım bırakılan düşleri tamamlama direnciyle geçti. Yas, onda suskunluk değil, yürüyüş oldu. Kayıp, geri çekilmek değil aksine daha ileri bakmak demekti. Acılar eksiltmedi, çoğalttı.

İLHAN… İLHAN… görsel 4

Ben, Muzaffer İlhan Erdost’u Ankara’da tanıma şansına erişmiş biriyim. 1965 yılında Sol Yayınları’nı kurmuştu. İlk gençlik yıllarım bu kitapları okumakla geçti. Eserleri benim ufkumu açarak, beni bugünkü halime getirdi. Kendisine, sonsuz teşekkür borçluyum.

İLHAN… İLHAN… görsel 5

Düşlerini emanet ettiği, Alaz, Türküler ve Gül Erdost’un şahsında Erdost ailesinin yanında olduğumu ve acılarını paylaştığımı tüm samimiyetimle ifade ediyorum.

Onlar iki kardeş, ne İlhan Erdost ne de Muzaffer Erdost öldüler, onlar tarihe gömüldüler. Onlar, toprağa düşmüş, her bahar yeniden filizlenen, her rüzgârda çoğalan birer tohum oldular.

Adları, adaletin ve direncin dilinde sonsuza kadar yaşamaya devam edecektir.

Anılarına saygımla.

Picture of Züleyha Akın

Züleyha Akın

Tüm Yazıları