Yürüdüğüm yol yaprağını dökmesi nar ağacının;
hem geride bıraktığım
hem de varacağım nokta.
Biz ne baharlar gördük, ne rüzgârlar,
Açtık kollarımızı zamanın fırtınasına,
kâh geri sürüklendik, kâh ileri gittik
yapraklandık, çiçeklendik
ve o kırmızı nar yüreğimiz avuçlarımızda,
içinde bin bir tutku ve aşkla
savurduk sözcüklerimizi
göğün karanlığına.
Yürüdüğüm yol nar ağacının çıplak dalları.
Geldik önüne yol ayrımlarının
çakıllı taşlı olana yöneldik,
çamurlara bata çıka,
sivri taşlar batsa da ayağımıza
geri dönmedik.
Geldiğim yer yaprağını dökmesi nar ağacının.
Dayadım kulağımı gövdesine de dinledim şiirini.
İşte bu dizeler
İşte bu iç çekişler
narın söylediği.



