FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

ÇARE?

ÇARE?

ÇARE?

Mayıs sayısını okuyorsunuz. Yeni yazarlarımız var. Oya Abacı geçen sayımızda yazdı ilk kez. Çocukların sanatsal gelişimi, görsel sanatlar eğitimi ve sanatla eğitim konularında çalışmalarıyla tanınan bir akademisyen ve öğretim üyesi. Diğer yazarımız ilk sayıya bir denemesi ve mesleğinde ilerlemesine büyük katkı yapmış hocasını tanıtan yazısı ile katıldı aramıza. Seda Erdem Duygu. Gestalt terapi konusunda uzman. Ayrıca bu günlerde çok tartışılan “anneler günü reklamı” ile ilgili yazısını paylaşmamıza izin veren konuk yazar Mustafa Tigrek’e de teşekkür ederiz.

Çocuklarımız canımız ciğerimiz, geleceğimiz. Onlara vurulan bir fiske bile bize yara oluyor. Geçtiğimiz ay korkunç olaylar yaşadık. Küçücük çocuklar, küçücük sıra arkadaşlarını ve öğretmenlerini öldürüdüler. Bir “amok koşucusu” olayı ile karşı karşıyayız. Ama suçlu bu çocuklar mı? Yetişkinler, onların ebeveynleri?… Kadın cinayetlerini hatırlamak bile istemiyorum.  Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından açıklanan Nisan 2026 raporuna göre, Türkiye’de bir ay içerisinde 26 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 23 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Raporda kadınların büyük bölümünün evlerinde ve ateşli silahla öldürüldüğü, 20 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilemediği ifade açıklandı.

Bu konuları ilerideki sayılarımızda tartışmaya devam edeceğiz şüphesiz. 

Ama şunu söylemek mümkün sanırım. Hem ülkemizde hem de dünyada herşey çığrından çıktı. Olmaz dediklerimiz oluyor. Hem de bağırta bağırta, acıta acıta. Savaşlar dört bir yanımızı sardı. Yenilerine hazırlanıyor sermayenin kucağına düşmüş devlet başkanları, yöneticiler. Avrupa’da resmi açıklamalar yayınlanıyor. “Evinizde acil durumda kullanacağınız yığınak yapın” diyorlar. Yiyecek, su, ilaç, ışık kaynağı, battaniye…

Gaza ve Lübnan’ı harabeye çevirdi İsrail. İran ateş altında. Trump ve Netanyahu bu dünyayı batırmak için yola çıktılar. Elbette özellikle Avrupa’da ama Amerika’da da vicdanlı insanlar yine sokaklarda. Bu yıl 1 Mayıs ve Filistin’i destekleme gösterilerinde polis çok sertti. Kendi ülkemizde buna alıştık ne yazık ki ama Londra’da ve Berlin’de polisinin göstericilere düşman gibi saldırması beni şaşırtmadı desem yalan olur. Demek ki genel bir çağrısı var sermaye destekçisi devletlerin. “Saldırın ve gerekirse yok edin!” Dünya artık bizim elimizde değil. Bir avuç oligarşik sermaye (oligarklar) tarafından yönetiliyoruz. Çıkarları için herşeyi talan ediyorlar. Çevremiz, sularımız, denizlerimiz, topraklarımız, dağlarımız, madenlerimiz, ağaçlarımız, havamız.. Ama galiba daha da vahimi insanı yok ediyorlar. İnsani değerlerimizi… Korkunç bir tahribat. İleriye bir harabe mi bırakacağız?

Bu nedenle de geleceğimiz olan çocuklar her zamankinden daha önemli. Yetişen yeni nesil, çoğunlukla şiddete teslim olmuş durumda. Ne görürlerse onu yapıyorlar elbette. Ailede, televizyonda, sokakta, sosyal medyada, fanatik dinci ellere, tarikatlara teslim edilmiş eğitim kurumlarında. Buna ciddi kafa yormamız gerek.

Çok uzattım. Bu güzel mayıs günlerinde, aydınlığa ihtiyacımız varken kararıyoruz. Neşemizi, umudumuzu, geleceğimizi sömüren bu vicdansızlığa karşı dimdik durmaya çalışmaktan başka bir çare de göremiyorum şu anda.

Sağlıkla kalın, barışla ve sevdiklerinizle kalın

 

Berin Uyar