AH NE ÇIPLAK

Döküldüm Ağzımdan acı sularla Kilitlere döküldüm Yanıldım Kucağıma aldıklarımla Yaramı savdım Kavruldum Ev dediğin Baba tavası Yoğuruldum Annemin yorgun teknesi Çocuklar kalp ağrısı Dirildim Dilin balıyla Hep çok konuştum Doğurdum Yaşlı bir oğul Yaslı bir oğul Emzirdim Sütüm bağrıma bahar Yavruma ağır Derilir oğullar kızlar Hayatın kollarında Bunu […]
O Yabanıl Sessizlikte

“Kaç kez yanardı insan? Kaç külün hikâyesiydi?” diyen Servet Üstün Akbaba’ya… I. Tenhalaşan yollardan, kendime yaban zamanlardan ve bin dilli yerlerden geçerek gelmiştim. Ölümsüz bir dille konuşmuştum seninle. Hiçliğin sarkacında unutulmuştu ömrümüz. Dünya tarihi kadar eski bir dille hecelemiştim seni. Tedirgin kuşların kanatlarıyla dönmüştüm yıkık bir kente. “Gelirken kuşların sesini de getir” diyen sesinden doğurmuştun […]
HALİT BABA, “BENİM SON MOHİKANIM”

Kendisine ilk kez ne zaman “baba” dediğimi anımsamıyorum. Ancak ilk karşılaşmamız Ankara Mamak Askeri Cezaevi yolunda olmuştu. Sanki asırlar boyunca tanıyor gibiydim. O sabah erkenden yola çıkmıştım. Elimde ağır olduğu için zorlukla taşıdığım bez bir çanta vardı. Görüş gününe hazırlanmak kolay iş değildi. Geceyi uykusuz geçirmek yetmez, ertesi gün yüzümüze yapmacık da olsa gülümseme maskesi […]
GÖMÜ

Güneşin henüz yükselmeye başladığı sabahın erken saatinde uyandı. Evinde sessizce geçireceği bir saati vardı sadece. Yazacak mı, akşamdan kalma bulaşıkları mı halledecek, çamaşır mı yıkayacak, boş duvara bakma egzersizi mi yapacak, kitap mı okuyacak, bir an önce karar vermeliydi. Hepsini bu bir saat içinde yapmayı planladı. Oysa içindeki toprağın çizgilerini ya da renk değişikliklerini görmek […]
BİR HÜZÜNLÜ BOA

Şoförü aracı sağa çekip durdurdu, yanında oturan yolcuya, “Geldik abi, Arhaçlar burası”, dedi. Adam yerinden yarı doğruldu. Ayaklarının arasına sıkıştırdığı çantayı aldı. Şoföre teşekkür etti. elini sıkıp iyi yolculuklar diledi, kapıyı açıp çevik bir hareketle aşağı atladı. Önünden süzülüp giden kamyonun arkasından el salladı. Yol köyün hemen kıyısından, yüksekçe bir tepenin eteğinden geçiyordu. Kenarına dikilip […]
Umut nasıl da tükenmiyor, şaşırıyorum!

Berin Uyar Böyle bir yolculuğu bir gün yapacağımı biliyordum ama aniden karar vermek zorunda kalınca ne de olsa büyük bir üzüntü yaşıyor insan. Uçaktayım, anneme gidiyorum. Yarın da Lerzan ile Yeliz gelecek Ankara’dan. Dün akşam geç vakit Lena, arayıp da annemi gösterince sabaha kadar uyku tutmadı. Neredeyse kalmamış anneciğim. Şeffaflaşmış teni adeta, zayıf çok zayıf. […]
Anneciğim de gitti

Anneciğim de gitti Berin Uyar Böyle bir yolculuğu bir gün yapacağımı biliyordum ama aniden karar vermek zorunda kalınca ne de olsa büyük bir üzüntü yaşıyor insan. Uçaktayım, anneme gidiyorum. Yarın da Lerzan ile Yeliz gelecek Ankara’dan. Dün akşam geç vakit Lena, arayıp da annemi gösterince sabaha kadar uyku tutmadı. Neredeyse kalmamış anneciğim. Şeffaflaşmış teni adeta, […]
Tijen Savaşkan’a Mektup

İstanbul, 3.12.2024 Sevgili Tijen İnanılır gibi değil ama şu an İstanbul’dayız. Sonbahar başı gelmek ve Olimpos’a denize de gitmek istiyorduk ama biliyorsun Norbert’e solunum yollarındaki yetersizlikten dolayı uçuş yasağı konuldu. Yasak kalkar kalkmaz İstanbul’da bulduk kendimizi. Bu yıl ikimiz de ölümden döndük. Hastanede, yaşamanın mutluluğu Yaşama dört elle sarılmak Dokuz ameliyat ve on bir […]
Zehra İpşiroğlu’na Mektup

İstanbul, 05.12.2024 Sevgili Zehra Daha bir ay öncesinde seni İstanbul’da evinde hayal etmek bile çok zorlaşmışken, sana çaya geldiğimiz gün, yaşadığımız bunca üzüntü sanki hiç olmamış, kaldığımız yerden devam ediyormuşuz gibi geldi bana. Çünkü ne hastane süreçleri ne ameliyatlar ne de Norbert’le ilgili sıkıntılar sanki hiç sana değmemiş gibi ışıl ışıl ve rengarenk, tıpkı […]
Sıddık Akbayır ile Biyografi Kitapları Üzerine/ Bölüm 1

„Merhaba. Belleğimin giriş kapısından girişiniz OT dergisindeki yazılarınıza denk gelir. Dergide öncelik verdiğim kaleminizin, metin alımlamama iyi geldiği isimdiniz. Bu mesafedeki ilgim, Kemal Varol’un beğenerek okuduğum Memleket Garları’ındaki rastlaşmayla ilerlemeye başladı. Samsun Garı’nın tarihçesi ve çağrıştırdıklarını yazmışsınız ya, trene binip, Samsun’a gelmek istedim. Sahi sizi tanımadan sevmişim, meğer akademisyenmişsiniz! Erzurumlu, Necatibey Eğitim Fakültesi mezunu… Ondokuz […]