Merhaba tanrım merhaba

Doldum doldum yükümü sana boşaltmaya geldimBir elinle elimden tutup diğeriyle de başımı okşayarak sağaltır mısın beni aynı eskisi gibi? Deliliğin sınırındayken delirememek ne fena biliyorsun değil mi Tanrım?Öyle ortalıkta harç oluyorsun oraya buraya sürülenBu ölçüsüz, uyumsuz, dengesiz halinle bir arabesk kültürü yaratmaya hazır oluyorsun. Tıpkı köyden kente göçüp, artık ne köylü kalabilmiş ne de kentli […]
Nereye mi gidiyoruz?

Nereye mi gidiyoruz? Her yere… Aşk acısını çeke çeke içe çekilen sigara bile kalmadı. Oysa, ‘son bir sigara içelim, öyle git gideceksen’ demişti Yeşim Salkım (Söz: Leyla Tuna) …Bu davet, son sevişmeye bir çağrı mıydı, elmanın yarısından. Belki giden vazgeçer diye dile gelen tenin çığlığı mıydı? Artık, elmanın yarısı unutuldu. Yarım elma yeter oldu. Biz […]
Bazen

bazen en dibine çekiliyor ya insan ışığı düşüyor ya sonsuza kucağında debelenen yalnızlık dumansız bir ateş yakıyor ya kulağında yedi kat ses damlıyor ya göğsüne içinin buz sarkıtları eriyor ya esmerleşiyor ya renkler yoruluyor dudağından akan fısıltı kalıyor ya kış çırp ayaklarını tut güneşi kollarından sar saçlarının örgüsüne duy yüreğinin gümbürtüsünü tutma gözyaşlarını kaldır başını […]
Kara Çaput

Yer yarılmış Buz kesmiş Toprağı Ne lokma,ne su Çıktı çıkacak canım derken Sela kulağıma okunmuş Feryat figan Bir Kardelen Buluttan düşmüş Anam ağlamış Muhterem Kara çaput bağlamış
Solaris

Başımın etini yediler Kışkırtıcı bilinmezler Solaris’te Yaşayanlar ıssız Ölüleriyle mutlu, ihtimalleri gerçek Zaman çıkmazı Hep olan orada Adresi kayıp çağrışımların Derdi dünyamla Çalıntı kelimeleriyle Gözlerimi acıtıyor zindancı İrademle besleniyor İçim sil baştan anı Komadayım Her satırı boşlukta geçen Tam teşekküllü mezbaha Kemikleşen o karanlıkta Kendimle cezalandırılıyorum Yalnızlığımla kırdırıldığım o hükümsüz kavgada
Üşüyorum

Üşüyorum. Sağ yanım dışında vücudumun hiçbir yerinde sıcaklığı hissetmiyorum. Sıcaklık mı dedim? Kiminde lağım farelerinin cirit attığı şu kahrolası şehrin mazgallarından birinin üzerindeyim. Mis gibi pasta, kek, börek kokularının duyulduğu pasta fırınının mazgalı. Anam geliyor aklıma anam… Nasırlı elleriyle nasıl da açardı keteyi. O yok zamanlarımızda, yedi evlada nasıl da kol kanat gererdi. Şimdi bu […]
Editörden

Bu sayımızda size neşeli şeyler sunmak istemiştik ki, bu korkunç deprem oldu. Aklımız başımızdan gitti. Şahsen ben artık bu dondurucu soğukta kurtarılmayı bekleyen; yıkılan evlerinin yanında sevdiklerinden bir ses duymak için gözyaşları ve çaresizlik içinde çırpınan insanlardan; kar ve yağmur altında aç susuz, soğuktan korunmak için buldukları tahtaları yakarak ısınmaya çalışan depremzedelerden başka birşey düşünemiyorum. […]
Çocuklar

Çocuklar, dünya denen cehennemin ortasında, sığınacak tek bir kucak bulamayan ömrü kırık çocuklar.
Zeugma

Öte çağların kederine ağlıyorO incinmiş göz bebekleriKaç yüzyıldır bitmeyen acılara.Dursun artık ülkemizin gözyaşları Görsel: Mustafa Kurmalı
ÇIĞLIK

6 Şubat 2023 gecesi aniden uykudan uyandım. Baş ucumdaki digital saate baktım: 04.22. Ardından tekrar uyumuşum. Sabah televizyon sesiyle uyandım. Hasan haberleri izliyor “Durum korkunç!” dedi. Gece 04.16’da Doğu Anadolu yerle bir olmuş gibiydi. Gerçekten korkunçtu. Sonrasında bütün günü televizyon ve telefon başında ağlayarak geçirdim. Göçük altında kalan yakınlarım, acı ve çaresizlik içinde çocuklarını arayan […]