FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

EDİTÖRDEN

EDiTÖRDEN Hiç olur mu demeyin, oluyor işte. Bu ay Editörden yazısını unutmuşum. Bağışlayın. Gündem öyle yoğun ki… Başınızı nereye çevirseniz bir olay, bir felaket, bir rezillik. Ben satırlar arasında güzellikler araya araya perişan oldum. Bulamadım. Yapay zekaya sordum. O da bilemedi.  Gerçekten de Ocak ayı son yılların en kötü başlangıcıydı galiba. Önce Suriye’de Halep kentinde […]

MUTFAĞIMI ELE GEÇİRDİLER

MUTFAĞIMI ELE GEÇİRDİLER Birnur’la Muko beş çeşit tuzun olduğu ama birini bulmak için zar atmak zorunda kaldığınız, iki gözüm mutfağımı yatağa bağlı olmamı fırsat bilip işgal ettiler.Ben Muko’dan, en tatsız rejim malzemelerinin portakallı ördek lezzetine nasıl erdiğini öğrendim.Hiç akla gelmez, üç yeşilliğe hadi canım bu onlara yakışmaz diyeceğiniz bir üçüncünün şaşırtıcı eşliğini tattım.Muko, mutfakta gerçek […]

Dostluk

Sol bacağım sağlam diyorum, sağda sıkıntı, döne döne çıkaracaz donu.  Yavaş ol diyor yavaş. Sakın önce sağ ayağını basma. Oldu mu oldu. Eskiden bizim dantelli kilotlarımız vardı. Eskiden, kanayan yerlerimizi tükürüğüyle silen kızkardeşlerimiz vardı. Şimdi sapasağlam dostlar onlar: Hastahane sonrası, bakım için, evde çorba, ıspanak pişiren Lağmancı var hanım diye espri yapan Altına kaçıran… var […]

KARDELEN

KARDELEN  Hülya Duman Sabahın erken saatlerinde hastanede alıyorum soluğu, acil yetiştirmem gereken bir iş var. Görüşeceğim hekimle dün randevulaştık bu saat için. Büyük koridordaki odama koşar adım dalıyor, çantamı bir telaş atıyorum masaya. Sorunlu dosyayı buluyor, bir yandan da telefonumun arama tuşuna basıyorum. Cevap yok. Israrla, uzun uzun aramaya devam ediyor telefon. Açılmıyor… Oysa bu […]

Bir lağım çukuru

Bir lağım çukuru Berin Uyar Dünyanın gözü son bir haftadır Epstein rezaletinde. Okuyan duyan herkes yazıyor. Ben de iki satır yazmasam eksik kalacağım hissine kapıldım. Oysa yazılacak ne çok şey var.  Mesela 6 Şubat depreminin üzerinden üç koca yıl geçti. Hala barakalarda yaşayan insanlar var. Hatta çadırda kalanlar. Yaşam koşulları çok zor. Soğuk çok, konfor […]

”COŞKULU BİR YÜREK”

”COŞKULU BİR YÜREK”   BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU   Yeni bir Sergi açıldı Casa Botter’de, İstiklal caddesinde.  İsmi ”Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüpoğlu”.  Sizlere haber vermek istedim. ilginç bir sergi. Hocamızın sanata, üretmeye olan bitmeyen aşkının, coşkusunun mektup zarflarına yansıyışı… Hocamız dememin nedeni, okuduğum Güzel Sanatlar Akademisi’nde yıllarca hoca olması ve onu biraz olsun tanıma fırsatı bulmamdır. Benim […]

Bu yangını durdurmak lazım!

Bu yangını durdurmak lazım! Yelda Karataş Gittikçe daha derin farkediyorum, kadınların kaderini, bunu bütün ağırlığıyla ancak kadınların anlayabileceğini de. Emeğin sömürüsü, değişik üretim ilişkileriyle gelişirken, yani insanlık, insani değerlerini giderek kaybederken, kadının kaderi her yüzyılda daha çok kararıyor. Dünya pek çok şeyi seyrediyor. Benim seyirci kalmak zorunda olduğum, bu vahşet, ruhumu öldürüyor. Afganistan’da insan olma […]

FRANÇOİS OZON VE YABANCI’SI

FRANÇOİS OZON VE YABANCI’SI Neşe Ürel François Ozon ile tanışmam,12. Ankara Film Festivali’nde 2000 yılında gösterilen Sitcom (1998) filmiyle oldu. İlk filmini hiç sevmediğim Ozon’un, daha sonra beğendiğim yönetmenler arasına gireceğini o gün düşünemezdim. Sitcom’dan sonra büyük bir üretkenlikle her yıl film çeken ve değişik tarzları deneyen Ozon bazen hiç sevmediğim (Ricky, 2009; Evde, 2012, […]

Ötekileştirme ya da kafamızdaki duvarlar üzerine-2

Zehra İpşiroğlu Ötekileştirme ya da kafamızdaki duvarlar üzerine-2 Bir önceki yazımda ötekileştirme konusunu ele almıştım. Ötekileştirme demokratik bir toplum anlayışının yerleşmesini engelleyen çok temel bir toplumsal sorun. Toplumun her katmanında karşılaşıyoruz bu sorunla. Konuya toplumsal cinsiyet açısından bakarsak bizim gibi “erkek” bir toplumda “kadınlar”ın ezilen konumunda oldukları için ötekileştirilmeye özellikle çok uygun olduğunu düşünüyorum. Prof. […]

Şehir bu

Şehir bu Yürüyen merdivenlerin metalik takırtısı şehrin nabız atışı.  Bankamatiğe sığınan kediler, ve paranın makinelerle, insanla dansı. Şehir bu, beton, kan ve umuttan karılmış harcıyla oluşturulan gökdelenlerin gölgesinde  dalları budanmış tek tük ağaçlar.  Şehir bu, yollara sıralanmış apartmanlar ve taksiler ve çöp konteynırları… Adımların eskittiği kaldırımlar, tekerleklerin ezdiği umutlar. Her şeyin sahtesi burada; içkinin, ekmeğin […]