FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

ÇOĞALMA

ÇOĞALMA Kifayet Ceylan   “Günümüzde akıllıca bir tedbirle yasaklanmış olmakla birlikte bir miktar ensestin, hatta bir hayli ensestin yardımı olmasaydı, şimdi burada olamazdınız. Soyunuzda bu kadar çok sayıda ata olduğuna göre, geçmişte anne tarafından birçok akrabanız baba tarafından birçok uzak akrabanızla birleşip üremiş olmalı.”   Adem ve Havva cennetten kovulmuşlardı. Tanrının hiddetinden kaçmaları da gerekliydi […]

Akis

AkisÇolak çağın arsız çocuğuNasıl da basit hayatTepende tinTek gözlü öcüİçindeki düğüm körAksini gör Karnın açKalbin doymayan muhtaçKalıbın büyükLokmaların çok büyükYüzün yükSen utanmaAyna pek edepsiz Annenin terlikleri küçükBabanın kemeri deDolap seninVe bugün kimin ceketine gireceksin?Kral çıplak, sen çırılçıplakAyna hep edepsiz Kanadına küs süslü sülünYetmedi mi kadın kokusuyla gezdiğinDünya içinKendin için değerinKeman yayıyla yıllarını çalıyorHırsızın iç sesin […]

ESARETİN İSMİYDİ FERDA

ESARETİN İSMİYDİ FERDA   “Hep fedakârlık yaparak, önceliği başkalarına vererek o günlere gelmiş, kendimize hayatın başrolünü bir türlü verememişsek, özgür olmak, sadece kendi hayatımızı yaşamak zor gelir. Yine bakacak, hizmet edecek birilerini arar, dururuz. Oysa hayat başkaları için kendinden vazgeçmek değildir…” Psikolog Gülseren Budayıcıoğlu, bu sözleriyle Ferda’nın yaşamının özetini çıkartmıştı. Çocukluğu, Mardin’in Midyat ilçesinde geçmişti. […]

KÜSTÜM ÇİÇEĞİ

KÜSTÜM ÇİÇEĞİ Ayşe Dikici Hayat; uzun ince bir yoldu. Ölüm de öyle. Babamdan öğrendim öyle olduğunu. Henüz ölmemişti. Ama bir ayağıyla- benim var olduğuna inandığım – öbür dünyaya uzanmış, anahtar deliğinden içerisini gözetliyordu.  Önce annesi geldi yanına… Henüz altı yaşındaymış babam annesi veremden öldüğünde. Üç çocuğuna ‘’annesizlik’’ bırakıp gitmiş. Altı aylık olan kardeşini emzirirken babamın […]

SABAHA ÖVGÜ

SABAHA ÖVGÜ Aynullah Akça Kışın, kalkma saati geldiği halde fazla yüz bulduğu misafirlikten bir türlü gitmek istemeyip ortalığı birbirine katan şımarık çocuklar gibi esip gürlediği boğuk bir mart günüydü. Matos Kişi, o sabah da her zamanki gibi erkenden uyandı, bunun hayatının akışını kökünden değiştirecek bir gün olacağını bilmeden. Yatak odası buz gibi soğuktu. Akşam yatağa […]

‘’EVDE MAHSUR’’ BİR FEMİNİST MEKTUP

İstanbul, 05-Şubat-2026 ‘’EVDE MAHSUR’’ BİR FEMİNİST MEKTUP  Sevgili Zehra,  Ocak ayı bitti ve Şubat’a geldik bile. Kış aylarından bu cüce  Şubat’a ulaşınca biraz mutlu oluyorum. Çünkü Bahar kapıda… Mart ayında hala soğuklar devam etse de artık güneş farklı görünüyor bana ve mutlu olmaya başlıyorum. Bu kış benim için kolay geçmedi. Biliyorsun annemin bakıcısı bir aylığına […]

Evde mahsur kalma, özgürlük, dostluk ve yeni projeler üzerine

Köln 6.2.2026 Evde mahsur kalma, özgürlük, dostluk ve yeni projeler üzerine Sevgili Tijen Evde mahsur kalmak Evde mahsur kalmak mı? İnan ki benim durumum da seninkinden hiç farklı değil. Üstelik de bu mahsurluğun içinde ‘kendime ait bir odam’ bile yok, daha doğrusu var da evin hayhuyu içinde o odaya çekilmem kolay olmuyor. Neyse yaşamın iniş […]

2. TURGUT UYAR ÖDÜL TÖRENİ

Sevgili İnsanlar Hoş geldiniz, Bugün Turgut Uyar Ödülleri’nin ikincisini Femtrak adına gerçekleştiriyoruz. Ne mutlu bize. Aranızda olmayı çok istememe rağmen sağlık nedenlerimden dolayı gelemedim. Çok üzgünüm. Belki daha uzun yıllar çok kalabalık olamayacağız. Ama umuttan başka bir şeyimizin neredeyse kalmadığı bu dünyada, çoğulluğumuzun haklılığını böylesi çabalarla ayakta tutmakta ısrarlıyız. Çünkü başka türlü var olamayız. Sevgili […]

Editörden

Bu ne hız 2026…   2026, önüne çıkanları eze devire fırtına gibi girdi. Oysa hepimiz, yeni yılın eskiyi aratmaması dileklerimizi paylaşmıştık her yıl olduğu gibi. Yeni yıla hazırlık, yılbaşı telaşı derken geçti günler. Sonra 26 öyle bir geldi ki… Şaşkınız.  Kış bastırdı yarı küremizi, don, buzlanma, kar, aşırı soğuklar, kalkmayan uçaklar… Dünyanın hali… Sarayından kaçırılan […]

PAUL THOMAS ANDERSON

PAUL THOMAS ANDERSON Neşe Ürel Yıl 1999, tam üç saat on dakikalık bir film izleyip sinemadan çıktığımda çok etkilenmiş ve böyle bir filmi çeken yönetmeni tanımalıyım diye düşünmüştüm. İzlediğim film Manolya (Magnolia,1999) idi ve yönetmeni Paul Thomas Anderson’du.  Hollywood yapımı bir filmdi ama çok farklıydı. Daha yirmi dokuz yaşındaki yönetmene ikinci Oscar adaylığını ve Berlin’den […]