FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

REYHAN ÇİÇEKLERİ

REYHAN ÇİÇEKLERİ kapak

Işığın doğusunu karıştırmıyorum umudun batısını unutuyorum bazen ölüm kapıyı çalmadan giriyor içeri Bir hain çağdayız saçına gül karası takmış akşamların nöbetinde öfkenin önüne geçecek kadar büyümüyor sevgimiz Ey suların sultanı, balıkların nefesi bilmediğim kıyılarda aşka ıslık çalan yürek penceresi ter içinde ince dantelli sabah ey tin kokulu ten bana zamanı açan ve aşan bir şey […]

YUSUF’UN KUYUSU

YUSUF’UN KUYUSU kapak

Sen uzun uzun anlat hikayeni Görmediğin zindanları yemediğin karanfilleri Ülkemin göğüne asılırken çocuklar Ben kimin evladıyım bilirim Böyle üzgün zamanlarda Sarılacak ne vardır hayattan başka Sen göğsündeki şark çıbanını anlat Gamalı haçların yeni bakışı kaç sola yatarmış Halkın kanını emen tarih kimin Vazgeçiniz dedi şairler yurdun vicdanına doğru Umudu da katlettiniz dilim dilim Ama sen […]

Kumrunun Çağrısı

Kumrunun çağrısı kapak

Cemile Çakır Ah kumru, çağrın savaşa mı, aşka mı, yoksa? Kurak bir yazın başlangıcında,yıkıcı bir kışın ardındançağrın savaşa mı, aşka mı yoksa? Artık aşk çağrıları kulaklarıma yabancı.Ama savaş yok etti tarlalarımızı,ekinlerimizi, evlerimizive ruhlarımızı birer kan lekesi olarak yapıştırdışehrin yıkık sokaklarındabeton duvarlara. Geçiyoruz budanmış ağaçların altından,pörsümüş derilerimiz takılı kalmışdikenli çalılara,ayak izlerimiz karışmışbomba çukurlarına. Ah kumru, sen […]

Dönence

yalnız üzgün bir damla güneşi söndürebilir kapak

dönence yalnız üzgün bir damla güneşi söndürebilir boyundan kısa paçaların boynuna takılan parçaların bir buket elinde hatıraların o gülün son günü unutamadığın gölgenle uzayan karanlığın gözünden düşen aydınlığın dünden uzak değil yarın

Paulo Freire’nin “Ezilenlerin Pedagojisi” Üzerine

Paulo Freire’nin “Ezilenlerin Pedagojisi” Üzerine kapak

Freire “Ezilenleri Pedagojisi” adlı yapıtının önsözünde, özgürlük korkusunu tartışmaya açarken “Eleştirel bilinç anarşiktir” ya da “İnsanın yıkıcı bir fanatizme yönelmesine neden olur” türünden çekinceleri olanlara yine kendi eğitim programına katılan bir işçinin şu sözleriyle yanıt verir: “Belki de burada işçi sınıfı kökenli tek kişi benim. Şimdi söylediğiniz her şeyi anladığımı söyleyemem. Ama bir şey söyleyebilirim. […]

Cinsiyetci Ahtapot Bakışı

Tijencim Köln’de güneşli bir günden merhaba, kapak

Cinsiyetci Ahtapot Bakışı Tijencim Köln’de güneşli bir günden merhaba, Burada güneş o kadar ender ki çıktığı anda herkes kendini don gömlek dışarı atıyor, daha şubat ayında olsak bile. Dışarısı buz, ama kimin umurunda. Kış güneşi her yeri ışıl ışıl aydınlatırken insanları da mıknatıs gibi kendine çekiyor. En güzeli de cıvıl cıvıl öten kuşlar. Herkes bahar […]

65’e Girerken

Sevgili Zehra, kapak

65’e girerken… Mektubunu aldım. Umarım şu anda Viyana’da güzel zaman geçiriyorsundur ve bu kısa tatil seni Almanya’da bekleyen sorunlara karşı güçlendiriyor ve derin bir nefes oluyordur. Ben henüz senin gibi kısa kaçamaklar yapamıyorum. Annemi bırakmak kolay değil. Üstelik bu konuda annemin üzerimde hiçbir vicdani baskısı yokken. O bana asla engel olmadı tam tersi bu konularda […]

Işığın Altındaki Beş Tomurcuk

Işığın Altındaki Beş Tomurcuk kapak

Lahey’in gri gökyüzü, 2005 yılının Mayıs ayında şehre her zamanki melankolisini bulaştırıyordu. Sokaklar soğuk, yüzler mesafeliydi. Benim küçük fotoğraf stüdyom ise bu buz gibi şehrin ortasında öykü, zamanın ve kuralların durduğu bir vaha gibiydi. Dükkânın başköşesinde duran 1912 model devasa körüklü makine, bir asırlık tanıklığıyla nice savaşlar, nice aşklar görmüş, dükkânın sessiz bekçisiydi. Ahşap gövdesi […]

Düşünce

Düşünce kapak

Zaman sessizlik içinde Gece başka başlar çaresizlikte, Durur aklım baktığım maviliklerde. İsterim ki bir dalın yemişi olmak, Toprağın koynundan esen deli yel, Çağırsın beni uzaklara uzaklara Kanadında serçenin sürü bir göç Kayboldukça yorgun bir çağın yamacında, Arayalım istersen usulca, Bu kırgın göçün adı olsun dudağımızda Oysa bir tek ben korkarım sanırdım İnce bir tülün savruluşuyla […]

İLHAN… İLHAN…

İLHAN… İLHAN… kapak

''Ve biz geleceğiz bir gün, biz ikimiz İki kardeş Yanyana ve omuz omuza Bileklerimizde Kitaba ve düşünceye vurulu zincir” Şair, yazar ve yayıncı olan Muzaffer İlhan Erdost, 18 Eylül 1932 yılında doğdu. Bugün yaşıyor olsaydı, 94 yaşında olacaktı. 87 yıllık yaşamı, en zor koşullarda ve hep yarım kalmış, 7 Kasım 1980 yılında sıkıyönetim tarafından gözaltına […]