FEMTRAK – Dünya Dişidir, Dişi Dişlidir.

AĞRI

AĞRI


AĞRI

Funda Sevencan

Nereye koyacağını bilemediği sol kolunu alıp, kendini koltuğa yüz üstü bıraktı. Unutmak istemekle, yüzleşip içinden geçip gitmesine izin vermek arasında kaldı. Mayınlı tarlada yürüyor gibiydi. Unutsa bir bomba, yüzleşse diğer bir bomba patlayacaktı. Hafızası, onu günlük hayatından tek seferde koparıp atabilecek bir timsahın çenesi kadar güçlüydü. İstese de unutamayacağını biliyordu. Geriye sadece yüzleşmek kalıyordu. Sol kolunu kavrayıp ayağa kalktı. Aynaya ilk kez bu kadar uzun baktı. Gördüğü, ağrının gözlerine bıraktığı sarı yorgunluk değildi sadece. Dudak kenarlarının yerçekimine direnemediğini, göz kapaklarının birbirine yaklaştığını, pul pul dökülen cildini, alnındaki çizgilerin derin yarıklara dönüştüğünü de görmek zorunda kaldı. Hızlıca koltuğa geri döndü. Keşke unutmayı seçseydim diye düşündü. Ancak daha önce çok denemiş ve hiç başarılı olamamıştı. “Buradayım” diye bağıran ağrısı, timsahın durgun suyun yüzeyinde görünen gözleri kadar keskindi. Ne unutabiliyor ne de aynaya bakıp yüzleşebiliyordu. Ruhunun ağrısı tanıdıktı, onunla ne yapacağını biliyordu ama hücrelerin bu denli tek tek ağrıyabildiğini daha önce hiç duymamıştı. Ağrısı gitmek bilmeyen yatılı misafir gibi dört gün dört gece, gelip evinin ortasına çöreklenmiş, tüm kapı ve pencereleri kilitlemiş, perdeleri kapatmış, elini, kolunu, ayaklarını ve gözlerini sımsıkı bağlamıştı. Bu kördüğümden kurtulmanın yolunu da bilmiyordu. Göz yaşı imdadına yetişti. Suyun ne zaman nerede şifa vereceği belli olmazdı. Neyse ki her zaman kendine akacak bir yol buluyor, yüzyıllardır biriktirdiği bilgiyi sakınmadan sunuyor, şifasını veriyor ve gidiyordu. Bu kez sunulan şifa, teslimiyet oldu. Ağrısının yok olması için verdiği çabadan vazgeçti. Peki dedi, ağlamaya devam etti. Daha önce kabuğu hiç açılmamış, sanki yüzyıllardır kapalı duran bir istiridyenin ilk kez açıldığı gibi açılan dudaklarının arasından çıkan cümle, boğuk sesiyle “seni seviyorum” oldu. Söylediğine kulakları bile inanmadı. Boynunun minicik iki omuru arasındaki, küçücük yumuşacık olduğu iddia edilen, yerinden fırlamış fıtığını, karşısına aldığını ve ona sıkıca sarıldığını hayal etti. O çok özlediği sevgilisine söylediği gibi, hiç karşılık beklemeden “seni çok seviyorum” dedi. Gözlerini kapattı, dört gecenin ardından içinde ilk kez derin bir sessizlik duydu. Gözlerini açtığında, koltukta yüz üstü, deliksiz iki saat geçmişti. Ağrısı timsahın gözleri gibi hala suyun üstünde, göz yaşları ise göz pınarlarında hazır bekliyordu. Sol kolunu kavrayıp yeniden ayağa kalktı. Aynaya baktı, bir çift sarı gözlerine, hafif bir tebessüm eşlik ediyordu.  

Aralık 2025

Funda Sevencan

Picture of Funda Sevencan

Funda Sevencan

Tüm Yazıları