“EL PEPE, YÜCE BİR YAŞAM”
Uruguaylılar, hiçbir devlet başkanına benzemeyen “Dünyanın En Yoksul Cumhurbaşkanı” diye anılan El Pepe’lerini 13 Mayıs 2025’te kaybettiler. 2010-2015 yılları arasında Uruguay Cumhurbaşkanlığını yapmıştı José Alberto Mujica Cordana (El Pepe). Örnek olarak gösterilecek mütevazı ama mücadeleci bir yaşamı olmuş.
Bu mücadeleci yaşamı Emir Kusturica’nın belgeselinde izleriz. Yazıya koyduğum başlık bu belgeselin ismi ve tam yerinde bir isim olduğu da yadsınamaz. 2018 yılında çekilen bu film Venedik’te Unesco ödülünü alır. Yönetmenin José Mujica ile yaptığı samimi sohbetlerle ilerliyor belgesel ve El Pepe’nin gündelik yaşamına odaklanıyor.
Önce bu sıra dışı başkanın hayatına bir göz atalım isterseniz. 1935 yılında Montevideo’da doğan José Mujica çiftçi bir ailenin çocuğudur. 1960 yılında Küba Devrim’inden etkilenen Tupamaros hareketine katılır. Gerilla olarak çeşitli eylemlere katılan Mujica 1970 yılında bir barda tutuklanmaya direnir ve ağır yaralanır. Hastanede sempatizanları olduğu düşünülen bir cerrah tarafından kurtarılır. Ama yakalanmıştır artık ve 13 yıla yakın hapis yatar. Birkaç kez hapishaneden kaçmayı başarsa da tekrar tekrar tutuklanır. Demokrasinin Uruguay’a yeniden gelmesiyle çıkan afla özgürlüğüne kavuşur. Sonrasında sol partilerin kurduğu ‘Geniş Cephe’ içinde yer alır. 1994 yılında milletvekili, 1999 yılında senatör seçilir. 2005 yılından 2008’e kadar da bakanlık yapar. ‘Geniş Cephe’nin adayı olarak seçimlere katılır ve 2010 yılında cumhurbaşkanı seçilir. Özel yaşamına gelirsek kendisi gibi Tupamaros üyesi olan ve senatörlük yapan Lucia Topolansky ile 2005 yılında evlenir. Montevideo eteklerinde Lucia’ya ait bir çiftlikte yaşayan çift krizantem yetiştirerek sade bir yaşam sürerler. Cumhurbaşkanı olunca da bu çiftlikte yaşamaya devam ederler. El Pepe’nin tek serveti 1987 model mavi Volkswagen’idir. O, saray ve özel araç istemeyen bir cumhurbaşkanıdır.
Tekrar filmimize dönecek olursak bunların çoğunu Mujica’nın, Emir Kusturica’ya kendi mütevazı üslubuyla anlattığını izleriz belgeselde. Hapishane günlerini, yaşama bakışını, siyasi görüşünü, eşine duyduğu aşkı, üçayaklı köpeğine olan sevgisini ve çocuğu gibi sevdiği Volkswagen’ini tüm içtenliğiyle anlatır El Pepe.
Nobel Barış Ödülüne aday gösterildiğinde kabul etmez nedenini de şöyle açıklar: “Dünyada bu kadar savaş varken, hangi yüzle barış ödülü veriyorlar?”
José Mujica başkanlıktan ayrıldıktan hemen sonra 2015 Kasım’ında CHP’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelir. O zaman Beylikdüzü Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu’nu ve pek çok belediyeyi ziyaret eder, geniş katılımların olduğu toplantılarda konuşur ve görüşlerini paylaşır. Onun görüşlerinden birkaç cümle ile yazımı noktalamak istiyorum:
“Mağlubiyetler zaferlerden daha öğreticidir.”
“Hayatta kaybetmeyi öğrenmiş insanlar tangoyu anlayabilir.”
“Politikada kocaman yüreği ve küçücük cüzdanları olanları seçmelisiniz”
Ölümünden önce yaptığı bir söyleşide ise şöyle demiş:
“Dürüst olmam gerekirse ölüyorum, öldükten sonra köpeğimin yanına gömülmek istiyorum.”



