Sonay Demirhan Demir
Bir kadın sanatçı, bir ayrıntı avcısı
Dr. Oya Abacı
“Hayal gerçeği hep istediği biçimde kurar;
ama gerçek hep kendi biçiminde oluşur.”
Oruç Aruoba
Zaman içerisinde radarına takılan görüntüleri tüm ayrıntılarıyla belleğinde saklayan, zamanı geldiğinde çıkaran ve seçtiği görüntülerden kompozisyonlarını oluşturan ressam Sonay Demirhan Demir.
Sonay Demirhan Demir’in resimlerini izleyenler için kompozisyonları gerçeğin yansıtması diye düşünülse de aslında karşımızda duran farklı zaman ve farklı mekanlara ait olanların bir kurgusudur. Gerçek olanı mı, olanın gerçek gibi aktarılması mı gelgitlerinde sanatçı bir gerçekçiliğin sorgulamasını figür, renk ve ayrıntı bağlamında bizlere sunuyor. Sanatçının hayalindekilerde İzleyicilerin kendi gerçeğini bulma serüveni bu yolculuk.
Beyoğlu’nda Asmalımescit sokağındaki Sonay Demirhan Demir’in “Kâğıt Üzerine İşler” sergisini ziyaret ettiğimde küçük ama samimi bir ortamda kâğıt üzerine yapılmış 11 yağlıboya, 3 suluboya 14 resimle karşılaştım.
Bugünkü dünya dediğimiz kaosa ve bu kaosun ortasında sanalda çelişkiler ve yalnızlıklar içinde figür, form, çizgi ve renkle perspektifi olmayan fakat detayları çok fazla olan ve bu duyarlılığını resme yükleyen ben, birinize ya da tümünüze iyi gelecek, mutlu hissettirecek eserlerimle karşınızdayım…Sonay Demirhan Demir
Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Yüksek İç Mimarlık ana sanat dalından mezun olan sanatçı, mesleğinin yanı sıra Prof. Özer Kabaş’ın teşvikiyle resim çalışmalarına başlamış. Günümüze kadar da birçok karma sergide işleri sergilenmiş, kişisel sergiler açmış. Suluboya resimlerinde suluboyayı, klasik kullanımının dışında yağlı boya gibi kullanmış. Sanatçı suluboya resimlerinde yurt dışında yaşadığı zamanlar yaşlı, genç Rus kadınlarından çok etkilenmiş ve onların portrelerini yapmış. Fakat resmini yaptığı her kadına bir mekân tasarlayıp ve özelleştirerek klasik suluboya resimleri başka bir boyuta taşımış. Mesleği gereği titiz çalışma geleneğini resimlerine de yansıttığı hemen anlaşılıyor.
Ancak sergisinde kâğıt üzerine yaptığı yağlıboya resimler sayıca ağırlıkta. Yakın zamanlarda yaptığı yağlıboya resimlerinde ayrıntılarını gözlemlediği çevresinden etkilenmiş, figürler, hayvan dostlarımız, bitkileri konu edinmiş, her bir ayrıntının gerçekçi üslup ile yansıtıldığı kompozisyonlarında her bir yaşam formundan alıntılamalar yaparak onları oldukları ortamından koparıp başka bir düzenin içine kurgulamış. Kullandığı renkler gerçek dünyanın renkleri, biçim hiçbir deformasyona uğramamış, insan yapımı malzemeler gerek form gerek kullanılan materyal bakımından olduğu gibi betimlenmiş, renk, biçim, oran ve orantılar birebir gerçekçi, ama kompozisyonlarında kullandığı her bir resimsel elemanın resim yüzeyinde bir araya gelişi sanatçının kendi yaratıcı düşüncesinin kurgusu. Resimleri gerçekçi görünür ama aslında böyle bir gerçeklik yoktur. Kurgular sanatçının oluşturduğu “özel” bir gerçekliktir.
Sanatçı Meral Ağar, Sonay Demirhan Demir’in resimleri için “cangıl” sözünü kullanmıştır. Çok doğru bir tanım bence de. Her şey var, bir araya gelmiş muazzam ayrıntı zenginliği, her bir parça bir diğerinden ne ayrı ne biri diğerlerinden öncelikli, hepsi aynı önemde bir arada, huzurlu dünyanın eşit paydaşları.
Meslektaşı Yüksek İç Mimar Ece Yazgan, “ben resimlere baktıkça onlarda Sonay’ı görüyorum”, demiştir. Sanırım aynı detaylar sanatçının öz yaşamında da var. Renklilik, pırıltı, desenler, takılar, danteller vb. öncelikli tercihleri. Görsel algısı da bu yönde haliyle. Algıda seçicilik, ne denir ki.
Ressam Celal Aydın, Sonay Demirhan Demir resimleri için modle, ışık ve gölge, rengin perspektif etkisi vb. akademik öğretinin verdiği resim sanatının iç kurallarını kullanmadığını, bunun nedenin de resim dışında farklı bir disiplinden gelmiş olduğu yorumunda bulunmuştur. Ancak kolaj tekniğinin yüzeyselliğini, yağlıboya kurgularında derinlik algısı oluşturarak aştığını da belirterek çok doğru bir tespit yapmıştır.
Güzel olan da akademik öğretiyi bilip, sanatında onu aşmak, kendi üslubunu yaratmak değil midir?
Ve sürprizzzz….
Otoportre karma sergisi için hazırladığı resminde yaşlı halini tasarlamış, yaratıcılığının yanı sıra kendiyle barışık bir sanatçı olduğunu göstermiştir.
Fotoğraflar: Oya Abacı, sergisinden çekilmiştir.



