Bodrum’da genç, dinamik ve neşeli bir sergi
ZAMANIN EŞİĞİNDE
Birnur Akan
Eski yılın son haftasına girerken, Bodrum İnspera Art Space’de yaratıcıları ve ruhu genç bir sergi başladı. (nihayet!) Küratör Deha Çun ve sergideki sanatçılardan dördü Karis Deniz Kara, Gülşen Pazarbaşı, Yahya Perviz Tan, Dila Uzun açılışta bizimle birlikteydi. Küratör ve bu dört sanatçıyla sergiyi gezerken, sanata yeni bakış üzerine ufkum genişledi. Resim, seramik, heykel, dijital ve enstalasyon gibi çeşitli genç ifade biçimlerin buluştuğu bu karma sergi, bana sanatın paylaşılan özel bir alan olduğu gerçeğini bir kez daha yaşattı.
Bu neşeli özel seçkide 15 sanatçı yer alıyor. Ben açılışa katılan sanatçılara biraz iltimas yaparak başlamak istiyorum. Sergi kataloğunda olduğu gibi soyadlarına göre alfabetik sıralamayla…
KARİS DENİZ KARA (1990, İstanbul ) pleksi üzerine dijital baskı işlerinden örneklerle bu karma sergide yer alıyor. Instagramdaki sayfasında çok yönlü olduğunu görüyoruz. Hem film yönetmeni, hem yoga eğitmeni olan sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu (okuldaşım) Eserleri buram buram İstanbul kokuyor.
GÜLŞEN PAZARBAŞI (1988, Hatay, Antakya) Hukuk alanından (bırakıp bırakmadığını tam bilmiyorum) sanata yönelmiş. Akrilik ve akrilik medyumlarıyla katmanlı dokular ve renklerle soyut çalışıyor. Antakya’nın zengin kültürel mirasından, özellikle mozaiklerinden çok beslendiğini söyledi. Işığı yakalamanın peşindeki Bloom serisindeki işleri ile bu sergide yer alıyor.
YAHYA PERVİZ TAN (1990, Nahçıvan, Nahçıvan Devlet Üniversitesi Resim Bölümü mezunu) Sergi turundan önce eserleri dikkatimi en çok çeken sanatçıydı. Soyut figüratif çalışmaları garip bir derinlik yansıtıyor, düşündürüyor, geçmişle bağ kuruyor. Takibe aldım.
DİLA UZUN (2000, Giresun) İzmir, 9 Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Çini Ana Sanat dalında yüksek lisans çalışmasını sürdüren sanatçı, geleneksel çini sanatına, yaptığı enstalasyonlarla çağdaş yorum katıyor. Elle şekillendirdiği veya dökümle oluşturduğu formlar üzerine uyguladığı çini çalışmaları, yerleşimle anlam kazanıyor. Bu sergideki eserlerinin adı “omurgasızlar” ve “”iz”.
Kimseye haksızlık etmek istesem de sergide dikkatimi çeken diğer çalışmalar şöyleydi: Tuba Geçgel’in el ile tufting dokuma dönüştürülmüş koltuğu (oturmak serbest) ile el nakışı kameraları adı gibi ilginç; “ gözlerimiz yuvasından çıkana kadar”. Hazeriko’nun üfleme cam serisi “Luvi serisi ışık insanları”. Loya Kader Öztürkmen’in elek üzerine transparan katmanlı yağlıboya çalışmaları. Muhammet Emir Taşdemir’in lüster tekniği (tam olarak nedir bilmiyorum, ancak bana Alev Ebuzziya’nın yere tek noktada değen ince işlerini ve Japon seramiklerinin sadeliğini çağrıştırdı) seramik çalışmaları.
Sergi afiş ve kataloğunda tüm sanatçıların ismi yer almakta. Görsel sanatlarla ilgilenen, ilgi duyan herkese tavsiyem bu genç sanatçıları -en azından- sosyal medyada izleyin, yakın hissettiklerinizi takibe alın. Her birinin Instagram sayfası var. Ülkemizde sanatın geldiği noktaya bakış açınız değişecek.
Bodrum -özellikle yaz aylarında- yoğun gerçekleştirilen sergilerle büyük bir sanat merkezine dönüşüyor. 2025 karma ve/veya solo sergilerinin çoğu küratörlerle gerçekleştirilen sergilerdi. 20 yıldır Bodrum’dayım, ilk defa bu yoğunlukta küratör eşliğinde ya da küratörlerin düzenlediği sergi izledim.
Küratörlük, artık rüştünü ispat eden bir kavram, bir meslek. Bu nedenle bu serginin küratörü hakkında kısa bir bilgi ile yazımı sonlandırmak istiyorum.
DEHA ÇUN: Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri mezunu. İş yaşamına “marka yönetimi” alanında başladı.Pazarlama ve iş birlikleri alanında danışmanlık verdi. Sanat ve Kültür Yönetimi yüksek lisansını; Yeditepe Üniversitesi’nde Prof. Dur.Marcus Graf danışmanlığındaki “ Y ve Z kuşaklarının Sanat Koleksiyonerliği Anlayışı ve sanat Piyasasındaki Dinamiklere Etkileri” teziyle tamamladı. 2022 yılından bu yana bağımsız küratör, sanat danışmanı ve sanat yazarı olarak çalışmalarını önemli organizasyonlarda ve inisiyatiflerde sürdürmektedir.
SANATLA KALIN, SANATTAKİ GELİŞMELERDEN UZAK KALMAYIN



